Reşit Olmayan Birine İcra Takibi

İcra, İlamlı ve İlamsız Takip, Haciz, Mal Beyanı, İhtiyati Haciz, Borca İtiraz, Şikayet, İstihkak ve İstirdat Davaları, Taahhüdü İhlal, Sıra Cetveli, İflas...
Cevapla
Mitodogan
Yeni Üye
Mesajlar: 1
Kayıt: 24 May 2023 22:52

Reşit Olmayan Birine İcra Takibi

Mesaj gönderen Mitodogan »

Öncelikle Herkese İyi Günler Dilerim 4 Sene Öncesi Birine Kefil Oldum Fakat Senet Yapıldığı Tarihte Reşit Değildim Reşit Olmamı Bekleyip Tarafıma İlamsız İcra Takibi Başlatıldı İtiraz Ettim Ama Yanlış Mahkemeye Vermişim Sanırım İtiraz Dilekçemi Hiçbirşey Olmadı Bu Konu Hakkında Ne Yapabilirim Haklarım Nelerdir Yardımcı Olursanız Sevinirim.


Kullanıcı avatarı
IŞIKDEMİR
Editör
Mesajlar: 2811
Kayıt: 07 Eki 2016 15:19
Meslek: İcra Memuru
Konum: Sivas
İletişim:

Re: Reşit Olmayan Birine İcra Takibi

Mesaj gönderen IŞIKDEMİR »

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu

DÖRDÜNCÜ FASIL : KAMBİYO SENETLERİ

BORÇLANMA EHLİYETİ:

Madde 582
Akit ile borçlanmaya ehil olan kimse, poliçe, çek ve bono ile borçlanmaya da ehildir.
Resim​​​​​​​
Kullanıcı avatarı
IŞIKDEMİR
Editör
Mesajlar: 2811
Kayıt: 07 Eki 2016 15:19
Meslek: İcra Memuru
Konum: Sivas
İletişim:

Re: Reşit Olmayan Birine İcra Takibi

Mesaj gönderen IŞIKDEMİR »

T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU

E. 1980/11-1968
K. 1981/762
T. 25.11.1981

• BONO TANZİMİ ( Mümeyyiz Küçüklerin )
• İCAZET ( Mümeyyiz Küçüğün Tanzim Ettiği Bonoya Kanuni Mümessilin Verdiği )
• MÜMEYYİZ KÜÇÜĞÜN TANZİM ETTİĞİ BONO ( Ancak Kanuni Mümessilin İzin veya İcazetiyle Geçerli Olacağı )

6762/m.582

ÖZET : Mümeyyiz küçükler ancak yasal temsilcilerinin izin ve icazetleri ile bono tanzim edebilirler. Bu nedenle kanuni temsilcinin izni olmadan tanzim edilmiş bir bonoda, yalnızca bir miktar için icazet verildiği takdirde, icazet verilen kısım için bononun geçerliliğine, aşan kısım için ise iptaline karar verilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki "bononun iptali" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda TİRE Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 24.9.1979 gün ve 313-397 sayılı kararın incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.12.1979 gün ve 5859-5811 sayılı ilamı: ( ...Davacı vekili, müvekkilinin neden olduğu bir otomobil kazası nedeniyle otomobilin sahibi olan davalının o tarihte reşit olmayan müvekkilini döverek, cebir ve şiddetle bir bono imzalattırdığını, sonradan bunu lehine 100.000 liralık olarak doldurmak suretiyle tahsile verdiğini ileri sürerek bononun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevabında, davacının otomobil kazası sonucu hasar gidermek amacı ile ve kendi rızası ve babasının icazeti altında dava konusu bononuyu imzalayarak verdiğini suvunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davacının bono düzenleme gününde reşit olmadığından ve bonoda babasının rızası ve icrazetini gösterir bir kayıt da bulunmadığından, davacının TTK.nun 582. maddesi gereğince bono düzenleme ehliyeti olmadığı görüşü ile bononun iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
TTK.nun ( Borçlanma Ehliyeti ) kenar başlığını taşıyan 582. madde hükmüne göre, akit ile borçlanmaya ehil olan kimse bono ile borçlanmaya dahi ehildir. Aynı Kanunun 1. maddesi gereğince, bu kanunun ayrılmaz bir cüzü olduğu açıklanan MK. 13. maddesi gereğince, yaşının küçüklüğü yahut akıl hastalığı yahut akıl zayıflığı veya sarhoşluk ve bunlara benzer sebeplerden biri ile makul surette hareket etmek iktidarından mahrum bulunanlar, başka bir deyimle tam ehliyetsiz olanların kanuni mümessilleri tarafından hukuki muamele yapılmadıkça geçersizdir.
Aynı Kanunun 16. maddesi hükmüne göre göre, mümeyyiz küçükler kanuni mümessillerinin izni veya icazetleri altında bizzat kendi tasarrufları ile borçlanmaya ehildirler ve aynı maddenin son fıkrasına göre de haksız fiillerden doğan zararlardan da bizzat sorumludurlar.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı gibi, gerek haksız fiil ve gerekse bono tanzim tarihinde, davacı Hidayet Fotin henüz 18 yaşını ikmal etmeyip ( mümeyyiz küçük ) durumunda bulunmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına göre davacının neden olduğu trafik kazası sonucu, davalının aracında meydana gelen zararın karşılanması amacı ile düzenlendiği çekişmesiz olan 100.000 liralık bononun düzenlenmesi sırasında, davacının velisi olan Nuri Fotin'in hazır bulunmadığı ve başlangıçta buna muvafakatı olmadığı anlaşılıyorsa da, davalı cevap dilekçesindeki savunmasında, sonradan davacının babası Nuri'nin bono düzenlenmesi konusunda icazet verdiğini ileri sürmüş bulunmasına göre, bu konu üzerinde durulmak gerekir. MK. hükümlerine göre mümeyyiz küçüklerin veli veya vasilerinin başlangıçta iznini almadan yaptıkları borçlandırıcı hukuki işlemler sonradan kanuni mümessillerinin verecekleri ( icazet ) ile tamamlanmış olmakta ve bu borçlandırıcı işlem başlangıçtan itibaren hukuki geçerlik kazanmaktadır. Dava dosyasına bağlı ceza dava dosyası kapsamı ile davacı, davacının babası Nuri ve davalı Haşim'in soruşturmanın çeşitli safhasındaki ifadelerine göre, dava konusu bononunun düzenlendiği günün akşamı davacının velisi Nuri'nin durumdan haberdar olduğu ve bilhare araçtaki hasarın iddia edildiği kadar olmadığını tesbit ettikten sonra, davalı Haşimle görüşüp 100.000 liranın hasara tekabül eden 75.000 lirasını ödemeye razı olduğu ve bunun 4.000 lirasını da peşin olarak ödediği anlaşılmaktadır. O halde, davacının velisi Nuri'nin bononun tanzimini öğrendiği ve hasar miktarına göre de bunun 75.000 liralık bölümüne icazet verdiğinin kabulü gerekir. Bu miktardan da 4.000 lirasını davalıya peşin olarak ödendiği de sabit bulunmasına nazaran dava konusu bononun 29.000 liralık bölümünün açıklanan nedenlerle iptali ile bakiye 71.000 liralık bölümü hakkındaki davanın ise reddi gerekirken yazılı şekilde bono üzerinde davacının velisinin muvafakatine ilişkin imzasının bulunmadığından bononun tümünün iptaline karar verilmesi doğru görülmemiştir.. ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda Mahkemece önceki kararda direnilmiştir. Dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki yazılara, Özel Daire bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına bu nedenle uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen sebeplerden dolayı BOZULMASINA, ilk görüşmede çoğunluk sağlanamadığından ikinci görüşmede 25.11.1981 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
Resim​​​​​​​
Kullanıcı avatarı
IŞIKDEMİR
Editör
Mesajlar: 2811
Kayıt: 07 Eki 2016 15:19
Meslek: İcra Memuru
Konum: Sivas
İletişim:

Re: Reşit Olmayan Birine İcra Takibi

Mesaj gönderen IŞIKDEMİR »

T.C.
YARGITAY
10. CEZA DAİRESİ

E. 1992/531
K. 1992/348
T. 4.2.1992

• ONSEKİZ YAŞINDAN KÜÇÜĞÜN KARŞILIKSIZ ÇEK DÜZENLEMESİ
• KARŞILIKSIZ ÇEK KEŞİDESİ ( Onsekiz Yaşından Küçük Olanın )

743/m.16
6762/m.582
765/m.503
3167-1/m.16

ÖZET : Onsekiz yaşını bitirmeyen ve yasal velisinin izni ve onayı olmadan sanık tarafından düzenlenen çekin yasal olarak geçerli sayılamayacağında kuşku bulunmamaktadır.
SUÇ ve KARAR: 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkındaki Kanuna muhalefet suçundan sanık M.`nın, anılan Kanunun 16/1; TCK.nun 59. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair, Adana Yedinci Asliye Ceza Mahkemsi`nce ittihaz olunan 9.9.1991 gün ve esas 1991/936-576 sayılı kararı havi dosya tetkik olundu.
1 - Kayden 20.11.1973 doğumlu olup suçun işlendiği tarihte 18 yaşını ikmal etmemiş olduğu anlaşılan adı geçen sanığın Medeni Kanunun 14, 15, 16. maddeleri hükümlerine nazaran kanuni mümessilinin rızası olmaksızın kendi tasarruflarıyla borç altına giremeyeceği gözetilmeden yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar ittihazında;
2 - Kabule göre de, suç tarihinde 18 yaşını ikmal etmemiş bulunduğu anlaşılan sanık hakkında tayin olunan cezadan TCK.nun 55/3. maddesi uyarınca indirim yapılmamış bulunulmasında isabet görülmediğinden bahisle;
CMUK.nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 8.1.1992 gün ve 01007 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak C. Başsavcılığı`nın 13.1.1992 gün ve Y.E/44 sayılı tebliğnamesiyle Dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1 - 5.3.1990 gün 02873 yevmiye numarası ile ... Noterliği`nde düzenlenen özel vekaletnamede sanık 20.11.1973 doğumlu ... oğlu M.`nın M. adına ...T.A.Ş. Bucak Şubesi`ndeki 1319 nolu çek hesabı açması için yetki verilmiş ise de Medeni Kanunun 16. maddesi hükmüne göre yasal temsilcilerinin onayı bulunduğuna dair dosya içerisinde belge ve bilgi bulunmamasına ancak TTK.nun 582. maddeside akit ile borçlanmaya ehil olan kimsenin poliçe, bono ve çek ile borçlanmaya ehil olmasına göre, 18 yaşını bitirmeyen ve yasal velisinin izni ve onayı olmadan sanık tarafından düzenlenen çekin yasal olarak geçerli sayılamayacağında kuşku bulunmamakta adına açtırdığı çek hesabı üzerinden yasal olarak geçersiz olduğunu bilerek çek adı altında düzenlenmesine izin verdiği ve ibrazında karşılığının bulunmadığı anlaşılan belgeyi lehdar müdahile ödeme vasıtası olarak verilmesine iştirak etmek şeklinde ortaya çıkan M.`nin eyleminin dolandırıcılık niteliğinde suç teşkil edip etmeyeceği tartışılabileceği gözetilmeden sanık ... oğlu M.`nın 3167 sayılı Kanunun 16. maddesi ile mahkumiyetine karar verilmesi,
2 - Kabul ve uygulamaya göre de, suç tarihinde 18 yaşını bitirmeyen sanık hakkında TCK.nun 55/3. maddesinin uygulanmaması,
SONUÇ : Kanuna aykırı, yazılı emre atfen düzenlenen tebliğname içeriğin bu itibarla yerinde görüldüğünden Adana Yedinci Asliye Ceza Mahkemesi`nin 9.9.1991 gün, 991/936 esas, 991/576 karar sayılı kararının CMUK.nun 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre cezanın çektirilmemesine, dosyanın gereği yapılmak üzere Yargıtay C. Başsavcılığı`na tevdiine, 4.02.1992 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Resim​​​​​​​
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj