Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

BELEDİYE ALEYHİNE AÇILAN İCRA TAKİBİNDE BORCUN UZUN SÜRE ÖDENMEMESİNİN HAK İHLALİ OLDUĞU HK.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29426
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

BELEDİYE ALEYHİNE AÇILAN İCRA TAKİBİNDE BORCUN UZUN SÜRE ÖDENMEMESİNİN HAK İHLALİ OLDUĞU HK.

Mesaj gönderen Admin »

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ

(Başvuru Numarası: 2015/8721)

Karar Tarihi: 29/1/2020


I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, belediye aleyhine başlatılan bir icra takibinde alacağın ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 18/5/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir:

8. Başvurucuların murisi Lokman Ö..., Osmaniye'nin Toprakkale ilçesi Belediyesinde (Belediye) işçi olarak çalışmakta iken 23/12/2013 tarihinde vefat etmiştir.

9. Osmaniye 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 28/1/1014 tarihli Mirasçılık Belgesi'ne göre Lokman Ö...'ın mirası başvurucular Selver Ö... ile Medine Ö...'a intikal etmiş olup başvurucular Lokman Ö...'ın yasal mirasçılarıdırlar.

10. Başvurucuların 9/2/2015 tarihli başvurusu üzerine Belediye başkanınca imzalanan aynı tarihli yazıda, başvuruculara 91.620,93 TL kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarının ödenmesi uygun görülmüştür. Başvurucuların anılan belgeye istinaden söz konusu alacağın tahsili için Belediye nezdinde yaptıkları başvurular sonuçsuz kalmıştır.

11. Başvurucular, ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsili amacıyla bu defa Belediye aleyhine 11/2/2015 tarihinde Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün E.215/1081 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatmıştır. Belediyenin takibe itiraz etmemesi nedeniyle icra takibi kesinleşmiştir.

12. Osmaniye 1. İcra Dairesinin 13/5/2015 tarihli dosya hesabı uyarınca takibe konu bakiye borç tutarı 118.283,79 TL olarak tespit edilmiştir.

13. Bahse konu işçilik alacaklarının tahsili amacıyla haciz işlemine başlanmış ancak Belediyenin ödeme gücünün olmaması ve kamu mallarının haczedilemeyecek olması yönündeki yasal mevzuat gerekçe gösterilerek söz konusu alacak tahsil edilememiştir.

14. Başvurucular 18/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

15. Belediyeden başvurucuların takibe konu alacağına ilişkin herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tetkik edilerek konuya ilişkin belge ve kayıtların onaylı suretleri istenilmiştir. Belediyeden gelen cevap yazısında; kurum kayıtlarında başvuruculara ait 91.620,93 TL alacağın olduğu, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün E.2018/9842 dosyasında kesinleşen toplam alacağın ise 158.137,23 TL olduğu bildirilmiştir.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

16. Mahkemenin 29/1/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların İddiaları

17. Başvurucular, murislerinin vefatı üzerine kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının tahsili amacıyla Belediye aleyhine yürüttükleri ilamsız icra takibine itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleşmesine karşın kamu mallarının haczinin mümkün olmaması nedeniyle haciz taleplerinin sonuçsuz kaldığını ve alacaklarını tahsil edemediklerini belirterek hak arama özgürlüklerinin kısıtlanması nedeniyle adil yargılanma haklarının, takip konusu alacaklarının tahsil edilememesi nedeniyle de mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

18. Anayasa’nın 35. maddesi şöyledir:

"Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir.

Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir.

Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz."

19. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucular, mülkiyet hakkının ihlali iddiası yanında adil yargılanma hakkının da ihlal edildiğini öne sürmüşlerdir. Ancak başvurucuların temel şikâyetinin, kendileri için ekonomik bir değer ifade eden takibe konu alacağın Belediyece ödenmemesi olduğu dikkate alındığında başvurucuların belirttiği ihlal iddialarının mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

1. Kabul Edilebilirlik Yönünden

20. Açıkça dayanaktan yoksun olmadığı ve kabul edilemezliğine karar verilmesini gerektirecek başka bir nedeninin de bulunmadığı anlaşılan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilebilir olduğuna karar verilmesi gerekir.

2. Esas Yönünden

21. Anayasa'nın 35. maddesinin birinci fıkrasında "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir" denilmek suretiyle mülkiyet hakkı güvenceye bağlanmıştır. Anayasa'nın anılan maddesiyle güvenceye bağlanan mülkiyet hakkı, ekonomik değer ifade eden ve parayla değerlendirilebilen her türlü mal varlığı hakkını kapsamaktadır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, § 20). Bu bağlamda, mülk olarak değerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunların üzerinde tesis edilen sınırlı ayni haklar ve fikri hakların yanı sıra, icrası kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakkının kapsamına dâhildir (Mahmut Duran ve diğerleri, B. No: 2014/11441, 1/2/2017, § 60). Somut başvuru yönünden başvurucunun alacağının varlığı idare tarafından kabul edildiğine göre icra edilebilir nitelikteki söz konusu alacığın mülk teşkil ettiğinde kuşku bulunmamaktadır.

22. Bir alacağın mülkiyet hakkı kapsamında değerlendirilebilmesi için Mahkeme hükmüne dayanması şart olmayıp belirli, kesin ve icra edilebilir mahiyette olması gerekli ve yeterlidir. Nitekim somut olayda başvurucuların 9/2/2015 tarihli başvurusu üzerine Belediye başkanınca imzalanan aynı tarihli yazıda, başvuruculara 91.620,93 TL kıdem tazminatı ve diğer işçi alacaklarının ödenmesi uygun görülmüştür. Başvurularca da söz konusu yazılı belgeye dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatılmış olup borçlu idare tarafından süresinde itiraz edilmediğinden takip kesinleşmiştir.

23. Anayasa Mahkemesince yazılan 10/5/2019 tarihli müzekkere ile Belediyeden takibe konu alacağa ilişkin başvuruculara herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının tetkik edilerek konuya ilişkin belge ve kayıtların onaylı suretleri talep edilmiştir. Belediyece gönderilen 6/12/2019 tarihli cevap yazısında, kurum kayıtlarında başvuruculara ait 91.620,93 TL alacağın olduğu, Osmaniye 1. İcra Müdürlüğünün E.2018/9842 dosyasında kesinleşen toplam alacağın ise 158.137,23 TL olduğu, herhangi bir ödemenin yapılmadığı, Belediyenin içinde bulunduğu ağır koşullar ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle mevcut personelin ücretlerinin ödenemediğini ve geçmişe dönük ödenemeyen personel alacaklarının maddi imkânların iyileşmesi durumunda ödeneceği belirtilmiştir. Bu durumda borcun varlığı ile ilgili olarak taraflar arasında bir uyuşmazlığın da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla alacağın belirli, kesin ve icra edilebilir mahiyette olduğu dikkate alındığında, başvurucuların mülkiyet haklarının varlığı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Ancak başvurucuların bu alacağı hâlen ödenmemiş durumdadır.

24. Anayasa Mahkemesinin daha önceki kararlarında icra edilebilir bir alacağın da mülkiyet hakkı kapsamında korunan ekonomik bir değer ifade ettiği kabul edilmiştir. Ayrıca kamu kurum ve kuruluşlarınca böyle bir alacağın hiç ödenmemesi ya da ödenmesinin uzun sürmesinin mülkiyetten barışçıl yararlanma hakkına müdahale teşkil ettiği ve bu müdahale nedeniyle oluşan belirsizliğin ise mülkiyet hakkının ihlaline neden olduğu sonucuna varılmıştır (Kenan Yıldırım ve Turan Yıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, §§ 55-75; Şenal Haylaz, B. No: 2013/3457, 25/2/2015, §§ 60-79).

25. Somut olayda bu ilkelerden ayrılmayı gerektiren bir durum söz konusu olmayıp başvurucunun icra edilebilir nitelikteki kesinleşmiş alacağının idare tarafından borcun varlığının da kabul edilmesine rağmen beş yılı aşkın bir süreyi geçtiği hâlde ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varmak gerekir.

26. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.

3. 6216 Sayılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden

27. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 50. maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:

“Esas inceleme sonunda, başvurucunun hakkının ihlal edildiğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal kararı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yapılması gerekenlere hükmedilir…”

28. Başvurucular, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmamışlardır.

29. Somut olayda mülkiyet hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır.

30. Başvurucuların mülkiyet haklarının ihlalinin sonuçlarının giderilmesi bakımından kararın bir örneğinin ilgili idareye gönderilmesine karar verilmesi gerekir.

31. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin başvuruculara ödenmesine karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA,

B. Anayasa’nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE,

C. Başvurucuların mülkiyet haklarının ihlalinin sonuçlarının giderilmesi bakımından kararın bir örneğinin Toprakkale Belediyesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE,

D. 226,90 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden oluşan toplam 3.226,90 TL yargılama giderinin BAŞVURUCULARA MÜŞTEREKEN ÖDENMESİNE,

E. Ödemelerin, kararın tebliğini takiben başvurucuların Hazine ve Maliye Bakanlığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yapılmasına, ödemede gecikme olması hâlinde bu sürenin sona erdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FAİZ UYGULANMASINA,

F. Kararın bir örneğinin Adalet Bakanlığına GÖNDERİLMESİNE 29/1/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla