Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun madde sıralı, gerekçeli, açıklamalı ve içtihatlı şerhinden oluşan paylaşım platformu...
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23614
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen teoman »

Vekilin istifası

MADDE 82- (1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.

(2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.

(3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
teoman
Global Moderatör
Mesajlar: 23614
Kayıt: 29 Tem 2012 17:08
Meslek: "Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine, adaletli davranıp tek başına kalman daha iyidir."

MADDE GEREKÇESİ

Mesaj gönderen teoman »

Gerekçe: 1086 sayılı Kanunun 68 inci maddesinde çok dar bir kapsamla düzenlenen avukatın istifa hâli, maddenin birinci fıkrasında düzenlenmiştir. Vekilin istifasının vekâlet verene tebliği anında, vekil edenin hemen sorumluluk altına girmesi mağduriyetine sebep olabileceğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 41 inci maddesine uyum sağlanması amacı ile istifanın vekâlet verene tebliğinden itibaren onbeş gün süreyle vekilin sorumluluğunun devamı öngörülmektedir.

Maddenin ikinci fıkrasında, vekilin istifası hâlinde, öngörülen sürede, vekâlet veren başka vekil görevlendirmez veya kendisi davasını takip etmez ise uygulanacak kural gösterilmektedir. Maddenin üçüncü fıkrasında ise birinci ve ikinci fıkralarda belirtilen hususların istifa eden vekilin istifa dilekçesiyle birlikte vekalet verene ihtaren bildirilmesi düzenlenmiştir.
HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

21. Hukuk Dairesi 2015/8541 E. , 2016/1987 K.

Dosya kapsamından; davalı şirketlerden Şti.'nin yetkilisi İbrahim Kayalı tarafından şirket adına temsilen, kendi adına ise asaleten Av., Av., Av. ve Av.'ya 12.05.2008 düzenleme tarihli vekaletname verildiği, yargılama sırasında bu şirket vekili Av.nun sunduğu 24.05.2013 tarihli dilekçesinde özetle; “.Şti. yetkilisi İbrahim Kayalı'nın ölümü nedeniyle vekilliğinin sona erdiğini” Mahkemeye bildirip sonrasında kendisine yapılmak istenen tebliğleri iade ettiği, Mahkemenin de bu iade sonrasında gerekçeli kararı bizzat davalı Şti.'nin Ticaret Sicil Memurluğunca bildirilen adresine T.K.'nun 35. Maddesine göre yaptığı anlaşılmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalar sonrasında öncelikle belirtmek gerekirse ayrı bir tüzel kişiliği bulunan şirketi temsilen hareket eden şirket yetkilisinin vefatı ile bu yetkilinin sağlığında yaptığı akdi ilişkiler kendiliğinden sona ermez. Buna göre eldeki davada da davalı Şti. yetkilisi 'nın ölümü ile bu şirket adına dosyaya vekalet sunan Av., Av., Av. ve Av.'nun vekalet ilişkisinin kendiliğinden sona ermeyeceği açıktır. Ayrıca bir davada vekil var ise tebliğlerin bu vekile/vekillere yapılması gerekir. Hal böyle olunca işbu dosyada 25.12.2014 tarihli gerekçeli karar ile davacıların temyiz dilekçenin davalı şirket Şti. vekilleri yerine bizzat şirkete yapılmasının usule uygun olmadığı açıktır.
Bunun yanında 6100 sayılı HMK'nın 81. maddesinde “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.” 82. maddesinde “(1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. (2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir.” 83. maddesinde ise “(1) Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.” hükümleri mevcuttur. Buna göre bir davada taraf vekillerince verilen istifanın geçerliliğinin istifa dilekçesi yada beyanının ilgilisine tebliği ile hüküm ifade edeceği ortadadır.

Bu kapsamda somut olayda yapılması gereken öncelikle 25.12.2014 tarihli gerekçeli karar ile davacıların temyiz dilekçenin yukarıda isimleri yazılı olan davalı şirket .Şti. vekillerine HMK 81 ve devamı maddeleri açıklaması ile tebliğ edilmesi, bu vekillerin yapılan tebliğ sonrasında vekillikten istifası söz konusu olursa bu kez istifa dilekçesi ile birlikte 25.12.2014 tarihli gerekçeli karar ile davacıların temyiz dilekçenin bu kez davalı şirket Şti.'ne yapılması ile yine davalı şirkete yapılacak tebliğlerde bu şirkete dava dilekçesinin olağan yöntemle tebliğ edildiği “ adresinin gözetilmesi olup belirtilen eksikliklerin giderilmesi için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 15.02.2016 gününde oy birliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

12. Hukuk Dairesi 2015/30698 E. , 2016/371 K.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ....tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

1) Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre borçlunun yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine,

2) Alacaklının temyiz itirazlarına gelince;
7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. ve Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 18. maddeleri gereğince; vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Hem vekile hem asile tebligat çıkartıldığı takdirde, asile yapılan tebligat fuzuli olup, usulüne uygun olup olmaması da sonuca etkili değildir.

HMK'nun 81. maddesi uyarınca vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur. HMK'nun 82. maddesinde ise; istifa eden vekilin vekâlet görevinin, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam edeceği öngörülmüştür.

Somut olayda, borçlu şirketin vekili aracılığıyla kıymet takdirine itirazda bulunduğu, anılan mahkemenin 06.11.2014 tarihli kararının takip dosyası arasında bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının kıymet takdirine itiraz eden vekile tebliği gerekir. Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, kıymet takdirine itiraz hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında artık borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. İcra müdürlüğünce de, bu kurala uygun şekilde, satış ilanının, borçlu şirket adına kıymet takdirine itiraz eden vekili Av.'a tebliğ edildiği görülmüş, her ne kadar vekil tarafından "uyap" kanalı ile gönderilen dilekçe ile, bu icra dosyası ile ilgili vekalet ilişkisinin bulunmadığı beyanı ile tebligat iade edilmişse de, vekilin HMK'nun 81. ve 82. maddelerine uygun şekilde azledildiğine veya istifa ettiğine dair bir beyanının veya dosya içinde bu yönde bir kaydın da bulunmadığı anlaşılmıştır.

O halde, borçlu şirket adına vekiline yapılan tebligat geçerli olup, başka da ihalenin feshi nedeni bulunmadığı anlaşıldığına göre, mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/01/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

23. Hukuk Dairesi 2015/3746 E. , 2015/6392 K.

Avukatlık Kanunu'nun 41/1. maddesi "Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren onbeş gün süre ile devam eder." hükmünü;

6100 sayılı HMK'nın 81. maddesi "Vekilin azli veya istifasının karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur." hükmünü;
Aynı Kanun'un 82. maddesi,

“(1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.
(2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.
(3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir.” hükmünü içermektedir.

Somut olayda, gerekçeli kararın davacı vekili Av. D.Ç.D.na 12.11.2014 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükümlerine uygun olarak tebliğ edilmesi suretiyle başlayan temyiz süresi henüz dolmadan, davacı vekilince 26.12.2014 tarihinde vekillikten istifa ettiği belirtilerek kararın davacı asıla tebliğinin istendiği, davacı asıl tarafından ise gerekçeli kararı tebliğ aldığı 02.02.2015 tarihinden itibaren 14. günde hükmün temyiz edildiği anlaşılmıştır.

Yukarıda anılan hükümler uyarınca; davacının istifa eden vekilinin, istifasının müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süre ile vekalet görevi devam edeceğinden davacı vekilince 12.11.2014 tarihinde başlayan temyiz süresi dolmadan hükmün temyiz edilmesi gerekmektedir.

Bu itibarla, vekilin istifasının davacı asıla bildirilmesinden önce gerekçeli kararın yerel mahkemece davacı vekili Av. D. C. D.'na 12.11.2014 tarihinde tebliğ işlemi geçerli olduğundan, HUMK'nın 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçtikten sonra davacı asıl tarafından 16.02.2015 tarihinde yapılan temyiz istemi süresinde değildir. Süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarih ve 1989/3 Esas - 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

8. Hukuk Dairesi 2014/10080 E. , 2015/17596 K.

M.. A.. ile A.. A.. aralarındaki katılma alacağı davasının reddine dair Kırşehir Aile Mahkemesi'nden verilen 13.06.2013 gün ve 65/421 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesine konu iki adet taşınmaz ve davalı adına kayıtlı TC Merkez Bankas'ında mevcut hesaplarda bulunan paralar ile ilgili olarak alacağın mal rejiminin tasfiyesi kapsamında davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının katkısının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, boşanma davasının ret ile sonuçlanıp kesinleşmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

HUMK'nun 77. maddesine göre, “Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez". HMK’nun 27. maddesine göre ise, “hukuki dinlenilme hakkı yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını ve açıklama ve ispat hakkını... ” içerir, "Hukuki dinlenilme hakkı", Anayasanın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Zira insan onurunun yargılamadaki zorunlu bir sonucu olarak, yargılama sujelerinin, yargılamada şeklen yer almaları dışında, tam olarak bilgi sahibi olmaları, kendilerini ilgilendiren yargılama konusunda açıklama ve ispat haklarının tam ve eşit olarak kullanmaları ve yargı organlarının da bu açıklamaları dikkate alarak gereği gibi değerlendirme yapıp karar verilmesi gereklidir. Hukuki dinlenilme hakkı olarak maddede ifade edilen ve uluslararası metinlerde de yer bulan bu hak, çoğunlukla “iddia ve savunma hakkı” olarak bilinmektedir. Ancak hukuki dinlenilme hakkı iddia ve savunma hakkı kavramına göre daha geniş ve üst bir kavramdır.
HMK. madde 81. maddesi uyarınca “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur”; aynı şekilde HMK'nun 82. maddesi uyarınca “İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir” hükmünü içermektedir.

Somut olaya gelince; davacı vekili 13.06.2013 tarihli vekaletten çekilme dilekçesini mahkemeye vermiş olup; yukarıda kanunda belirtilen şekilde işlem yapılıp davacı asıla çekilme dilekçesi usulünce tebliğ edilmeden dava karara bağlanmış, gerekçeli karar vekaletten çekilen vekile tebliğ edilmiştir. Yapılan bu usulü yanlışlık, davacının hukuki dinlenme hakkını ve dolayısıyla adil yargılanma hakkını ihlal eder nitelikte olduğundan; hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulü ile mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer temiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 24,30 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 07.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

7. Hukuk Dairesi 2014/19229 E. , 2015/15776 K.


Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, davacı vekili tarafından duruşma istenmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği görüşüldü;

Davacı, iş koşullarının yasalara aykırılığı ile 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine göre 4857 Sayılı İş Kanununa tabi çalışanların 3600 günü doldurması ve en son işyerinde en az bir yıl çalışmış olmaları şartıyla işlerinden ayrılabileceği ve kıdem tazminatı alabileceği hükmü doğrultusunda işten ayrılmak üzere bankaya başvurduğunu, bankanın aranan koşulların tam olarak gerçekleşmediği şeklindeki cevabı ile talebini reddettiğini bildirerek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

1136 sayılı Avukatlık Kanununun 41.maddesinde belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait vekalet görevinin, durumu müvekkiline tebliğden itibaren onbeş gün süre ile devam edeceği, HMK.nun 82.maddesinde ise istifa eden vekilin vekalet görevinin istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam edeceği bildirilmiştir.

Somut olayda, davacı vekili olarak görev yapan Av. ... 20.5.2014 tarihinde vekillikten çekilmiş ve davacıya vekilinin vekillikten çekildiği usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacının yeni görevlendirdiği vekilin ise 15.9.2014 tarihinde vekaletname, 17.9.2014 havale tarihli dilekçeleri ile beyan ve mazeret dilekçesi sunduğu görülmüştür. Davacı vekilinin mazeret dilekçesinde mesleki mazeretinin kabulüyle 17.9.2014 tarihli beyan dilekçesinde belirttikleri hususlarla ilgili olarak davalı bankaya müzekkereler yazılmasını talep etmiş ve duruşma gününü uyap üzerinden öğreneceğini belirtmiştir. Mahkeme 18.9.2014 tarihli duruşmada davacı vekilinin sunduğu vekaletname, beyan dilekçesi ve mazeret dilekçesini okumadan ve davacının mazeret dilekçesi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermeden davayı neticelendirmiştir. Ayrıca 18.9.2014 tarihli duruşmaya davacı vekilliğinden çekilen Av. ...'nin yetki belgesi ile yetkilendirdiği Av. ... katılmış ve dava yetkisiz vekil huzurunda sonuçlandırılmıştır. Tüm bu hususlar "adil yargılanma" ve "hukuki dinlenilme hakkı"na aykırı olup bozma nedenidir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer, davalının tüm temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 17.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

3. Hukuk Dairesi 2014/21951 E. , 2015/9534 K.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davalılardan L.. G.. hakkkında açılan davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 26.05.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine; temyiz eden davalı L.. G.. ile davalılar vekili Av. E.. D.. geldi. Karşı taraftan davacı ve vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili dava dilekçesinde; ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için davalılar hakkında icra takibi başlatıldığını, davalıların icra takibine itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazının iptaline, takibin devamına, davalıların takip konusu alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davacı tarafın takip miktarı üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini dilemiştir.

Mahkemece; ödeme emrine yapılan itirazın davacı tarafa tebliğ edilmediği, bu nedenle eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içinde açıldığı, davalı L..'in işyerine ait elektrik aboneliğinden dolayı takip dosyasındaki miktar olan 230.061,20 TL kadar davacı şirkete borçlu olduğu, abonelik sözleşmesinde davalı M..'ın kefil olarak yer almadığı gerekçesiyle davalı M.. hakkında açılan davanın reddine, davalı L.. hakkında açılan davanın kabulü ile, davalı L..'in icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına,
./..
icra inkar tazminatı isteminin yasal koşulları oluşmadığından reddine, davalı M..'ın davacıdan talep ettiği kötüniyet tazminatının yasal koşulları bulunmadığından reddine, davalı M..'ın vekili yargılama sırasında vekillikten istifa ettiğinden davalı M.. yararına vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, davalılar vekili hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını talep etmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.

Dava, elektrik fatura alacağı nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın itirazın iptali istemine ilişkindir.
Yargılama giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan, yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir.(HMK m.326/1) Davada haklı çıkan taraf, davayı bizzat değil de bir vekil vasıtasıyla takip etmiş ise, lehine diğer yargılama giderlerinden başka bir de vekalet ücreti hükmedilir. (HMK m. 323/1/ğ)

HMK'nın "Vekilin İstifası" başlıklı 82/1. maddesinde; istifa eden vekilin vekâlet görevinin, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam edeceği hükme bağlanmıştır. Aynı konunun düzenlendiği Avukatlık Kanunu'nun 41. maddesinde de; belli bir işi takipten veya savunmadan isteğiyle çekilen avukatların, o işe ait vekalet görevinin istifa dilekçesinin müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süre ile devam edeceği, vekilin; vekaletten çekilmesi halinde, masrafı vekile ait olmak üzere mahkemece, çekilmenin vekil edene açıkça bildirilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.

Vekil edene, vekilinin çekildiğine dair dilekçe tebliğ edilmedikçe vekalet devam eder. Bu on beş günlük süre içinde mahkeme, istifa eden vekilin huzuru ile yargılama yapamaz.

Tüm bu bilgiler ışığında somut olay irdelendiğinde; eldeki itirazın iptali davasının, L.. ve M.. aleyhine açıldığı, her iki davalının da yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiği, M.. vekilinin 18.04.2014 havale tarihli beyan dilekçesiyle vekillikten çekildiği, 25.04.2014 tarihli dilekçe ile vekillik görevinin devamına karar verilmesini talep ettiği, davalı asil M..'ında mahkemeye hitaben verdiği 25.04.2014 havale tarihli dilekçe ile Av. E.. D..'un vekili olarak tekrar dava ve duruşmalara kabulünü talep ettiği, vekillikten çekilme dilekçesinin asile 21.04.2014 günü tebliğ edildiği, mahkemece 25.04.2014 tarihli ilamla davalı M.. hakkında açılan davanın reddine karar verildiği ancak vekilinin istifa ettiği gerekçesiyle davalı M.. yarına vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.

Bu bağlamda; davalı M.. B..'in vekilinin vekalet görevi devam ederken mahkemece karar verildiği, buna göre davada haklı çıkan davalı M.. B.. lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açık olup, mahkemece yazılı gerekçeyle, davalı M.. B.. lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki belirtilen bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/VII. maddesi gereğince hükmün 6. fıkrasından sonra gelmek üzere hükme "Davalı M.. B.., yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 19.003,60 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı M.. B..'e verilmesine" ifadesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalılardan M.. B.. vekili için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılardan M.. B.. vekiline verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

15. Hukuk Dairesi 2014/7127 E. , 2015/1908 K.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı-birleşen davalarda davacı ... vekili tarafından istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen taraf vekilleri yapılan tebligata rağmen gelmediklerinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği konuşulup düşünüldü:

- K A R A R -

Asıl dosyada taşeron şirket tarafından yüklenici kooperatif aleyhine açılan dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedelinin tahsili; birleşen dosyalarda yüklenici kooperatif tarafından taşeron şirket aleyhine açılan davalar ise, iş bedeline karşılık avans olarak verilen ve icra takibine konu edilen çeklerden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti istemlerine ilişkin olup; mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen 2011/661 ve 2011/688 Esas sayılı dosyalarda açılan davaların kısmen kabulüne ve birleşen 2011/633 Esas sayılı dosyada açılan davanın reddine dair verilen karar, davalı birleşen dosyalarda davacı kooperatif müstafi vekilince temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 82/1. maddesinde “İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu nedenle, istifa eden vekil, istifa dilekçesinin asıla tebliğinden itibaren iki hafta süreyle vekillik görevine devam etmek zorundadır.

Somut olayda; Dairemizce verilen geri çevirme kararı üzerine mahalli mahkemesince hazırlanan muhtıra davalı birleşen dosyalarda davacı yüklenici kooperatif vekili Avukat ...'e 14.11.2014 günü tebliğ edilmiş, adı geçen vekil eksik harcın ikmali için muhtıra ile taraflarına verilen 1 haftalık sürenin son günü olan 21.11.2014 günü havale edilen dilekçesiyle vekillikten çekildiğini ifade ederek muhtıranın asıla tebliğini talep eden bir dilekçe vermiştir. Mahkemece bu kez, muhtıra ve vekillikten çekilme dilekçesi asıla 03.12.2014 günü tebliğ edilmiş ve asıl 09.12.2014 günü yatırılması gerekli harcı ikmâl etmiştir. Ancak, istifa dilekçesi asıla 03.12.2014 günü tebliğ edildiğinden, az yukarıda gösterilen yasal düzenleme nedeniyle vekilin görev süresi 17.12.2014 günü sonuna kadar devam etmektedir.
Bu durumda, davalı birleşen dosyalarda davacı yüklenici kooperatifin asıl dosyadaki temyiz taleplerinin incelenebilmesi için yatırılması gerekli harcı 21.11.2014 günü sonuna kadar yatırmadığından, bu tarih itibariyle davacı birleşen dosyalarda davalı taşeron şirket yararına usulî müktesep hak doğmuştur. Bu tarihten sonra yüklenici asıla çıkarılan muhtıra gereksiz işlem niteliğindedir. Bu nedenle, asıl davada verilen karara yönelik temyiz incelemesi yapılması imkanı kalmadığından davalı birleşen dosyada davacı kooperatif vekilinin asıl davada verilen kararı temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir.

2-Birleşen dosyalarda verilen kararlara yönelik olarak sunulan temyiz gerekçelerinin incelemesine gelince;

Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı birleşen dosyalarda davacı yüklenici kooperatif vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dosyalarda davacı tarafın temyiz harçlarını süresinde yatırmamış olması nedeniyle asıl dosyada verilen kararın TEMYİZ EDİLMEMİŞ SAYILMASINA, 2. bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosyalarda verilen kararlara yönelik bütün temyiz itirazlarının reddiyle birleşen 2011/633, 2011/661 ve 2011/688 Esas sayılı dosyalarda verilen hükümlerin ONANMASINA, davacı birleşen dosyalarda davalı taşeron şirket Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmadığından yararına vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 7,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-birleşen davalarda davacıdan alınmasına, karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceğine 13.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29418
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: VEKİLİN İSTİFASI - 6100 S. HMK 82. MADDE

Mesaj gönderen Admin »

21. Hukuk Dairesi 2014/22743 E. , 2014/27928 K.

6100 sayılı HMK'nın 81. maddesinde “Vekilin azli veya istifasının, mahkeme ve karşı taraf bakımından hüküm ifade edebilmesi için, bu konudaki beyanın dilekçeyle bildirilmesi veya tutanağa geçirilmesi ve gerektiğinde ilgilisine yapılacak tebligat giderinin de peşin olarak ödenmesi zorunludur.” 82. maddesinde “(1) İstifa eden vekilin vekâlet görevi, istifanın müvekkiline tebliğinden itibaren iki hafta süreyle devam eder. (2) Vekilin istifa etmiş olması hâlinde, vekâlet veren davayı takip etmez ve başka bir vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır. (3) Yukarıdaki fıkralarda yer alan hususlar, istifa eden vekilin istifa dilekçesi ile birlikte vekâlet verene ihtaren bildirilir.” 83. maddesinde ise “(1) Vekil ile takip edilen davada, vekilin azli hâlinde vekâlet veren, davayı takip etmez ve iki hafta içinde bir başka vekil de görevlendirmez ise tarafın yokluğu hâlinde uygulanacak hükümlere göre işlem yapılır.” hükümleri mevcuttur.

Bunun yanında davada vekille temsil olunan taraflara yapılacak tebliğler o tarafın vekiline yapılmalıdır. Başka bir anlatım ile vekil varken asile tebliğ yapılamaz.

Dosya kapsamından, davalı ... vekili Av....'ın UYAP'tan gönderdiği 22.10.2013 tarihli dilekçesi ile vekillikten çekildiğini Mahkemeye bildirdiği, davalı vekilinin istifasını içeren bu dilekçenin masraf yatırılmadığı için davalı ...'e tebliğ edilmediği, 24.06.2014 tarihli gerekçeli kararın davalı ...'e TK'nun 35. maddesine göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu açıklamalar kapsamında Av....'ın masrafını karşılanmadığı için ilgilisine tebliğ edilmeyen istifa dilekçesinin hüküm doğurmadığı ve bunu göre de davalı ... vekili Av....'ın vekillik görevinin halen devam edip davalı asile yapılan gerekçeli karar tebliğinin usule uygun olmadığı açıktır.

Hal böyle olunca öncelikle 22.10.2013 tarihli istifa dilekçesinin ilgilisine tebliği için gereken masrafların ödenmemesi nedeniyle bu dilekçenin davalı ...'e tebliğ edilmediği ve mevcut duruma göre vekillik görevinin halen devan ettiği şerhi ile 24.06.2014 tarihli kararın davalı Av....'a tebliğ edilmesi, bu vekilin gerekli masrafları karşılaması halinde istifa dilekçesinin yine 24.06.2014 tarihli gerekçeli karar ile birlikte davalı asil ...'e usulünce tebliği için dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22/12/2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla