Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

20. Hukuk Dairesi 2015/4635 E. , 2015/2834 K.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 544109
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

20. Hukuk Dairesi 2015/4635 E. , 2015/2834 K.

Mesaj gönderen kararara.com »

20. Hukuk Dairesi 2015/4635 E. , 2015/2834 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği ...Köyü .. mevkiindeki taşınmazın Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece dava dilekçesinin 1. sırasında yazılı 1101.77 m² yüzölçümündeki taşınmazla ilgili davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar...ve ...tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay .. Hukuk Dairesinin 16.10.2003 tarih ve 2003/6351 E. - 7135 K sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda çekişmeli taşınmazın yörede yapılıp kesinleşen orman tahdidinde tahdit dışında kaldığı ve orman sayılmayan yerlerden olduğu belirlenerek davanın kabulü yolunda hüküm kurulduğu, ancak dava zilyetliğe dayalı tescil davası olduğu halde mahkemece davacı ve önceki zilyetlerin zilyetlik yolu ile kazandıkları toprak bulunup bulunmadığı yönünde yeterli araştırmanın yapılmadığı, bu sebeple, davacı ve önceki zilyetlerin zilyetlik yolu ile kazandıkları toprak bulunup bulunmadığı, varsa cinsi, miktarı tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden ayrı ayrı araştırılıp, başka tescil davası olup olmadığı mahkeme yazı işleri müdürlüğünden sorulup, 3402 sayılı Kanunun 14. maddesindeki sınırlamaların aşılıp aşılmadığı belirlenip oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir.
Bozma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucu mahkemece davanın kabulüne yönelik hükmün davalılar...ve ...tarafından temyizi üzerine Dairenin 22.01.2009 tarih ve 2008/16933 E. - 2009/671 sayılı kararıyla; "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme yeterli olmadığı, orman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda, çekişmeli taşınmazın tahdit haritası dışında kaldığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafında açık alanda gözüktüğü açıklanmakla birlikte çekişmeli taşınmazın bulunduğu kadastro paftası ile tahdit haritası ölçeklerinin eşitlenmediği, taşınmazın (X) ve (Y) değerlerini gösterir şekilde koordinatlı kroki düzenlenmediği, çekişmeli yerin tahdit haritasında nokta olarak işaretlendiği, bu durumda taşınmazın tahdit haritasındaki konumunun net olarak anlaşılamadığı" gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece Yargıtay bozma ilâmına uyularak davanın reddine, fen bilirkişi...'nun 18.07.2010 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile göstermiş olduğu 1197.64 m²'lik dava konusu taşınmazın...adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm bu defa davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medenî Kanunun 713. maddesi hükmüne göre tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1974 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu vardır. Genel arazi kadastro işlemi 1955 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece; her ne kadar davanın reddi ile dava konusu taşınmazın...adına tesciline karar verilmişse de, mahkeme kararından sonra kadastro müdürlüğü tarafından gönderilen 06.12.2011 tarihli müzekkerede dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, 3402 sayılı Kanunun geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmaz hakkında 117 ada 66 parsel sayısı ile sınırlandırma ve tesbit yapıldığı, düzenlenen kadastro tutanağının ise taşınmazın davalı olduğundan bahisle kadastro mahkemesine gönderildiği belirtilmiş olup, bu durumda, 3402 sayılı Kanunun 25 ve 26. maddeleri gereğince kadastro mahkemesinin görevi (yetkisi) başlayacağından davaya kadastro mahkemesinde bakılmalıdır.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup, temyiz edenlerin sıfatına bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında gözetilmelidir. Bu sebeple, mahkemece yapılacak iş: davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu düşünülerek görevsizlik kararı vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 09/04/2015 günü oy birliği ile karar verildi.


Cevapla