Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

İTHALAT REJİMİ KARARI , TOPLU KONUT FONU

Kavramlar: danıştay içtihatları birleştirme kararları, danıştay kararları pdf, danıştay kararları dergisi, danıştay kararları metinleri, danıştay 12. daire kararları, danıştay 5. daire kararları, danıştay 10. daire kararları, danıştay kararları dergisi karar özetleri, danıştay 4. daire kararları...
Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 544109
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

İTHALAT REJİMİ KARARI , TOPLU KONUT FONU

Mesaj gönderen kararara.com »

Büyük Gen.Kur. 2002/1 E., 2002/4 K.

İTHALAT REJİMİ KARARI
TOPLU KONUT FONU

2575 S. DANIŞTAY KANUNU [ Madde 39 ]
2576 S. BÖLGE İDARE MAHKEMELERİ, İDARE MAHKEMELERİ VE V... [ Madde 6 ]
"İçtihat Metni"

İÇTİHATLARI BİRLEŞTİRME KURULU KARARI

Görevli yargı yerinin belirlenmesinde, Danıştay Onuncu Daire ile Yedinci Daire kararları arasında oluştuğu ileri sürülen aykırılığın giderilmesi gereğine dayanan Ankara 5. İdare Mahkemesinin 19.1.2001 gün ve E:2000/1484, K:2001/36 sayılı kararı ve konunun Danıştay Başkanı tarafından İçtihatları Birleştirme Kuruluna iletilmesi üzerine Raportör Üyenin raporu ve sözlü açıklamaları ile Danıştay Başsavcısının, "bu dosyada içtihadın birleştirilmesi istemine konu yapılan kararından sonra Yedinci Dairenin aynı konuda verilen ve bir vergi matrahına bağlı olup olmadığına bakılmaksızın fon paylarına karşı açılan davaların idare mahkemelerince incelenmesi gerektiği yönündeki kararlarının süreklilik kazanması nedeniyle aynı Dairenin incelenen kararı ve Onuncu Daire kararı; İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarının benzer kararları ile Yedinci Dairenin son kararları arasında içtihat aykırılığı oluşmasına karşın, bu dosyada isteme konu yapılan kararlar arasında içtihadın birleştirilmesini gerektiren bir aykırılık bulunmadığı" yolundaki görüşü dinlendikten sonra istemin; İçtihatları Birleştirme Kurulunun E:2002/l sayılı dosyasında yer alan Onuncu Dairenin K: 1998/6889 sayılı ve Yedinci Dairenin K:2000/1728 sayılı kararlarıyla sınırlı olarak incelenmesine karar verilerek gereği görüşüldü.

İthalatı sırasında davacı tarafından beyan edilen pozisyona değil, sonradan yapılan inceleme ile toplu konut fonuna da tabi olmasını gerektiren 8535.30.12. pozisyonuna girdiği saptanan ithal eşya nedeniyle istenen toplu konut fonuna karşı idare mahkemesinde açılan davada davaya konu yapılan işlem, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 24.6.1997 günlü ve E: 1996/167, K: 1997/811 sayılı kararıyla iptal edilmiştir.

İdarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Onuncu Dairesi 22.12.1998 gününde verdiği E:1997/4877, K:1998/6889 sayılı kararıyla; 2576 sayılı Yasanın 6'ncı maddesinde vergi mahkemelerinin, 5'inci maddesinde de idare mahkemelerinin görevinin düzenlendiği; vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümler dışındaki ek mali yükümlerin, esas itibarıyla Anayasanın 167'nci maddesine dayanılarak yürürlüğe konulan 2976 sayılı Yasaya ve bu Yasanın verdiği yetki ile düzenlenen Bakanlar Kurulu kararlarına dayandığı, dava konusu işlemle tahsil edilmek istenen fon payının, aynı ithalat nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük vergi ve resimleri ile aynı matraha göre hesaplanması karşısında fon payına ilişkin davanın çözümünün, maddi olaydaki birlik sebebiyle vergi hakkındaki uyuşmazlığın sonucuna bağlı olduğu; bir vergi ile bağlantılı olan fon payına ilişkin davanın gerek usul ekonomisi, gerekse davaların farklı mahkemelerde görülmesinin uygulamada ortaya çıkardığı sakıncalar nedeniyle ve 2576 sayılı Yasanın 6'ncı maddesi uyarınca vergi mahkemelerince çözümlenmesi gerektiğinden, davanın esası hakkında idare mahkemesince karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle Ankara 9.İdare Mahkemesince verilen kararı bozmuştur.

Bozma kararına uyan Ankara 9. İdare Mahkemesi davayı, görev yönünden reddederek, dava dosyasının Ankara Vergi Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. Ankara 9. İdare Mahkemesinin görevsizlik kararı üzerine davayı inceleyen Ankara 7. Vergi Mahkemesi, 28.9.1999 günlü ve E: 1999/453, K: 1999/523 sayılı kararıyla dava konusu işlemi iptal etmiştir.

İdare tarafından yapılan temyiz istemini inceleyen Danıştay Yedinci Dairesi, 25.5.2000 gününde verdiği E:2000/12, K:2000/1728 sayılı kararıyla; 2575 sayılı Yasanın 6'ncı maddesinde belirtilen anlamda; genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim, harç ile benzeri mali yüküm kabulüne olanak bulunmayan fon paylarına karşı açılan davaların görüm ve çözümünün, vergi mahkemelerinin görevine girmediği kabul edilmekle birlikte; Danıştay Başkanlık Kurulunun 23.6.1999 gün ve E: 1999/41, K: 1999/42 sayılı; Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 5.2.1999 gün ve E: 1997/3694, K: 1999/950 sayılı; Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunun 10.12.1999 günlü ve E: 1999/244, K:1999/572 sayılı kararlarında, bir vergiye bağlı olarak hesaplanan fon paylarına ilişkin davaların, vergiye ilişkin uyuşmazlık sonucu ortaya çıkacak hukuki duruma bağlılığı yanında gerek usul ekonomisi, gerekse davaların farklı mahkemelerde görülmesinden doğacak sakıncalar nedeniyle vergi mahkemesince çözümlenmesine karar verilmişse de, vergi ile arasında maddi bakımdan bağlılık bulunmayan fon paylarının bu kapsam dışında kaldığı, mahkemece uyuşmazlığın çözümünün eşyanın hangi pozisyonda yer aldığının tespitine bağlı olduğu kabul edilerek karar verilmekle birlikte olayda, beyan edilen pozisyonla tespit edilen pozisyon arasındaki vergi oranı farkı üzerinden yapılmış bir ek tahakkukun söz konusu olmadığı, idarece tespit edilen pozisyon için hesaplanan fon payı ile gümrük vergisi arasında maddi bakımdan bağlılık bulunmadığından, idare mahkemesinin görev alanına girdiği sonucuna varılan fon payına ilişkin davanın görev yönünden reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile verilen kararda isabet görülmediği gerekçesiyle vergi mahkemesi kararını bozmuştur. Dairenin bozma kararına uyan Ankara 7. Vergi Mahkemesi, 20.9.2000 günlü ve E:2000/704, K:2000/497 sayılı kararıyla davayı görev yönünden reddederek, dava dosyasının İdari Yargılama Usulü Kanununun 43'üncü maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca Ankara İdare Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.

Bu karar uyarınca idare mahkemesine gelen dosyayı inceleyen Ankara 5. İdare Mahkemesi, 19.1.2001 günlü ve E:2000/1484, K:2001/36 sayılı kararında; 2575 sayılı Danıştay Kanununun 39 ve 40'ıncı maddeleri kapsamında, "...iki dava dairesinin aynı konuda verdikleri farklı iki kesin karar nedeniyle mahkemelerince bu haliyle incelenme olanağı bulunmayan dava konusu uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı yerinin belirlenmesi için içtihadın birleştirilmesine gerek olduğu sonucuna varıldığı...."gerekçesiyle ..."davanın görev yönünden reddine ve dosyanın farklı içtihatların birleştirilmesi için Danıştaya ..."gönderilmesine karar vermiştir.

Aralarında içtihadın birleştirilmesini gerektiren aykırılık oluştuğu ileri sürülen her iki bozma kararı da görevli yargı yerinin belirlenmesinde; toplu konut fonunun bir vergi ya da vergi matrahı ile bağlılığı ölçütünün aranması gerektiği ve böyle bir bağlılık bulunduğu takdirde davayı görme ve çözümleme görevinin vergi mahkemelerine, aksi halde idare mahkemelerine ait olduğu yargısını içermektedir. Bu yönüyle aykırı hükümler içermeyen kararlar arasındaki ayrılığın ise davaya konu yapılan toplu konut fonunun hangi nedenle istendiğinin belirlenmesindeki ayrılıktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır.

Gerçekten de taraflar arasındaki uyuşmazlık; ithal eşyanın, 31.12.1993 günlü ve 93/5132 sayılı Bakanlar Kurulu kararına ek "İthalat Rejimi Kararı"nın 11'inci maddesinde değinilen (Ek:l) sayılı listede, toplu konut fonuna tabi tutulan maddelerden olup olmadığının belirlenmesiyle ilgilidir. Eşyanın; gerilimi 72.5 kv. dan az ve Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (8535.21) olan otomatik devre kesicilerinin vakum tüpü olması halinde toplu konut fonuna tabi tutulamayacağı; Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (85.35) olan cihazlarda kullanılmaya uygun aksam ve parçalardan olması halinde ise toplu konut fonuna tabi tutulması gerektiği sonucuna ulaşılacaktır. Dolayısıyla davanın çözümü, eşyanın ne gümrük vergisine esas olan değeri, ne de CİF bedeli ile ilgili olmayıp, eşyanın hangi pozisyona girdiğinin belirlenmesine bağlı kalmaktadır.

İthal eşyanın gümrük vergisine esas olan değerini de tartışmalı kılacak ve çözümü bu nedenle CİF değerin belirlenmesine bağlı bir uyuşmazlık bulunmadığı için ithal eşyanın toplu konut fonu konusuna girmediği iddiasıyla açılan bu davanın, aynı ithalat nedeniyle tahakkuk ettirilen gümrük vergisi ve katma değer vergisine bağlı olarak sonuçlandırılamayacağı açıktır.

İsteme konu yapılan kararlar arasında bir vergi ya da bir vergi matrahı ile vergi hakkındaki davanın çözümüne bağlı olacak ölçüde ilgili olmayan toplu konut fonuna karşı açılan davaların idare mahkemelerince çözümlenmesi gerektiği konusunda bir aykırılık görülmediği gibi kararlar arasındaki ayrılığın maddi olgulara ilişkin nitelendirme farkından kaynaklandığı, bu nedenle söz konusu bozma kararları arasında içtihadın birleştirilmesini gerektiren ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun 39'uncu maddesinde öngörülen anlamda bir aykırılık ve uyuşmazlık söz konusu olmadığından, içtihadın birleştirilmesine gerek bulunmadığına, 14.11.2002 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

AZLIK OYU

2575 Sayılı Danıştay Kanununun 39 ve 40'ıncı maddelerinde, Danıştay dava dairelerinin kendi kararları veya ayrı ayrı verdikleri kararlar arasında aykırılık veya uyuşmazlık görüldüğü takdirde Danıştay Başkanının havalesi üzerine, Başsavcının düşüncesi alındıktan sonra İçtihatları Birleştirme Kurulunun işi inceleyerek lüzumlu görmesi halinde içtihadların birleştirilmesine karar verebileceği, aykırı kararlarla ilgili kişilerin de bu konuda başvuruda bulunabileceği belirtilmiştir.

Bakılan davada, Ankara 5'inci İdare Mahkemesinin 19.1.2001 gün ve E:2000/1484, K:2001/36 sayılı gönderme kararı üzerine, davanın çözümünün idare mahkemesinin görevinde olmadığı, vergi mahkemesince çözümlenmesi gerektiği yolundaki Danıştay Onuncu Dairesinin 22.12.1998 günlü ve E: 1997/4877, K: 1998/6889 sayılı kararı ile davanın çözümünün vergi mahkemesinin görevinde olmadığı, idare mahkemesince çözümlenmesi gerektiği yolundaki Danıştay Yedinci Dairesinin 25.5.2000 günlü ve E:2000/12, K:2000/1728 sayılı kararı arasında içtihat aykırılığı bulunup bulunmadığının karara bağlanması için Danıştay Başkanının intikal ettirmesi üzerine konu Kurulumuza gelmiştir.

Danıştay Kanununun 39 ve müteakip maddelerinde içtihadların birleştirilmesinin şartları belirtilmemiş ise de, aynı veya benzer konuda açılıp farklı şekilde sonuçlanan kararlar için içtihatların birleştirilmesi yoluna başvurulabileceği öğretide kabul edilmektedir.

Davacı şirket tarafından ithal edilen ve beyannamede 8538.90.82 pozisyonuna girdiği beyan edilen eşyanın, Gümrük Müdürlüğünce 8535.30.12 pozisyonuna girdiği tespit edilerek bu pozisyon üzerinden hesaplanan Toplu Konut Fonunun ödenmesi için işlem tesis edilmiş uyuşmazlıkda bu pozisyon değişikliği nedeniyle ortaya çıkan Toplu Konut Fonu tahakkukundan çıkmıştır.

1615 Sayılı Gümrük Kanunu'nun 4'üncü maddesinde, Gümrük Vergisinin, 3'üncü madde gereğince ödeme mükellefiyetinin başladığı tarihte eşyanın bulunduğu hal ve mahiyetine göre o tarihte yürürlükte bulunan Gümrük Tarife Cetvelindeki nispet hak ve esaslara göre hesaplanacağı; 2976 Sayılı Dış Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanunun 1, 2 ve 3'üncü maddelerinde de ithalat ihracat ve diğer dış ticaret işlemleri üzerine vergi ve benzeri yükümlülükler dışında ek mali yükümlülükler konulması ve kaldırılması, bu yükümlülüklere ilişkin diğer esasların tespit edilmesi ve oluşan fonların kullanılmasının bu Kanun hükümlerine göre yürütüleceği; Bakanlar Kurulunun bu Kanun kapsamındaki konularda düzenleme yapmaya yetkili olduğu, ithalat, ihracat veya dış ticaret işlemleri üzerine konulan ek mali yükümlülüklerin nevi, miktarı, tahsili, takibi, iadesi, gerektiğinde bütçeye irat kaydedilmesi, bir fonda toplanması ve fonun kullanımı esaslarının Bakanlar Kurulu kararında gösterileceği hükme bağlanmıştır.

Olayda yukarıda anılan hükümlere göre Bakanlar kurulunun 31.12.1993 günlü ve 5132 sayılı kararı ile belirlenen Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonları uyarınca davacı şirket adına Toplu Konut Fonu tahakkuku yapılmıştır.

Öncelikle 1615 Sayılı Gümrük Kanununun 4'üncü maddesinin verdiği yetki uyarınca hazırlanan Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu incelendiğinde, burada, pozisyon kodu, madde ismi, maddenin gümrük vergisine tabi olup olmadığı, tabi ise gümrük vergisi oranı ve maddenin ithalinin Toplu Konut Fonuna tabi olup olmadığı, tabi ise alınacak fonun matrahı ve oranının düzenlendiği görülmektedir.

Anılan Bakanlar Kurulu kararı incelendiğinde her ne kadar fonla tahsil edilecek Gümrük Vergisi arasında matrah yönünden bir bağlantı kurulmamış ise de, eşyanın tabi olacağı pozisyonun tespitinin hem Gümrük Vergisini hem de fonu etkileyeceği, dolayısıyla Gümrük Vergisi ile fon arasında matrah yönünden olmasa bile pozisyon yönünden bir bağ ve etkileşim olduğu açıktır. Zira anılan pozisyon listesi incelendiğinde Gümrük Vergisi oranları ve fon oranlarının değişik olduğu bazı pozisyonlar için vergide veya fonda muafiyet bulunduğu görülmektedir. Dolayısıyla eşyanın pozisyonunun değişmesi halinde Gümrük Vergisine ve fona ilişkin oran veya matrah değişmektedir.

Dava, Gümrük Beyannamesinde yer alan eşya pozisyonunun doğru gösterildiği, vakumlu tüple, vakumlu kesicinin iki ayrı cins eşya olduğu, vakumlu tüpün kesici imalinde kullanılan yarı mamul madde niteliği taşıdığı iddialarıyla açıldığından, konusunun (maddi olayın) eşyanın Toplu Konut Fonuna tabi olup olmayacağına ilişkin bulunduğu açıktır. Bu konuda açılan dava dolayısıyla Ankara İdare ve Vergi Mahkemelerinden bozmaya uyularak verilen görevsizlik kararlan, Danıştay Onuncu ve Yedinci Dairelerince verilen kararlarla onanıp kesinleştiğinden, Dairelerin davayı çözümleyecek görevli mahkeme konusundaki hukuki yorum ayrılıklarının içtihadın birleştirilmesi suretiyle giderilmesi gerekmektedir.

Ayrıca yukarıda ve çoğunlukla verilen kararda da belirtildiği üzere, idare ve vergi mahkemelerince bozma kararına uyularak verilmiş ve Danıştayın ilgili dairelerince onanması sonucu ortaya çıkan kesinleşmiş görevsizlik kararları nedeniyle, açıldığı tarihten itibaren görevli mahkemesi belirlenememiş olan bu davada, İçtihatları Birleştirme Kurulu kararından sonra davaya bakacak görevli mahkeme yönünden 2575 sayılı Danıştay ve 2577 sayılı İdare Yargılama Usulü Kanunlarında bir hüküm bulunmadığından, aykırılık giderilerek davayı çözümleyecek mahkemenin belirlenmesi de önem arz etmektedir.

Açıklanan nedenlerle Danıştay Onuncu ve Yedinci Dairenin yukarıda esas ve karar numarası belirtilen kararları arasındaki aykırılığın işin esası incelenerek giderilmesi gerektiği görüşü ile karara karşıyız.


Cevapla