Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

TEDAŞ ELEKTRİK PANOSUNUN YANINDAN GEÇEN KİŞİNİN ÖLÜMÜ...

Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 544109
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

TEDAŞ ELEKTRİK PANOSUNUN YANINDAN GEÇEN KİŞİNİN ÖLÜMÜ...

Mesaj gönderen kararara.com »

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:
ESAS NO : 2012/80
KARAR NO: 2013/620
KARAR TR : 13.05.2013
(Hukuk Bölümü)

ÖZET : Müteveffanın, evinin önünde bulunan TEDAŞ’a ait elektrik panosunun yanından geçerken elektrik akımına kapılarak ölümü sonucu uğranıldığı iddia edilen maddi ve manevi zararın tazmini istemiyle açılan davanın,dava tarihi itibariyle kamu kuruluşu niteliği taşıyan TEDAŞ'ın kamu hizmetini, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütüp yürütmediği, kamu yararına uygun şekilde işletip işletilmediği hususu irdelenecek, bu bağlamda hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığı hususu araştırılacak olmasından ötürü İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.

K A R A R
Davacılar : 1-Ş.Y., 2-A.Y., 3-M.Y., 4-A.Y., 5-A.Y., 6-M.Y., 7-M.Y., 8-A.Y.
Vekili : Av. A.Y.
Davalı : TEDAŞ Genel Müdürlüğüne İzafeten Mardin DEDAŞ Müessese Müdürlüğü
Vekili : Av. İ.H.B.
O L A Y : Davacılar vekili 24.07.2007 tarihli dilekçesinde, davacılar Ş.Y. ile A.Y.'nun çocukları olan M.Y.’nun Kızıltepe ilçesi İpek Mahallesi 405 sokak no:61 adresinde ikamet ettiğini,03.05.2007 tarihinde evlerinin önünde bulunan Dedaş’a ait elektrik panosunun yanından geçerken elektrik akımına kapılıp ağır yaralandığını, Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırılan M.’in oradan Mardin Devlet Hastanesine sevk edip, daha sonra oradan da Dicle Üniversitesi Hastanesine sevk edildiğini, Burada tedavisine devam edilirken 03.05.2007 tarihinde saat 16.35 te vefat ettiğini, Dedaş'a ait elektrik panolarının yerden 10-15 cm yüksekliğinde olup pano kapaklarının bakımsızlıktan açık kaldığını, kilitli olması gereken kapakların açık olması sebebiyle tehlike arz etmiş ve yağmurlu havalarda büyük tehlike arz ettiğini, nitekim M.’in açık olan panonun yanından geçerken yüksek voltaja yakalanıp ağır şekilde yaralandığını, davalı kurumun gerekli tedbirleri almayarak panoları oldukça düşük yapmakla kusurlu olduğunu, halen burada bulunan panoların kapaklarının açık olması nedeniyle çevre ve özellikle çocuklar için hayati tehlike arz ettiğini, konu ile ilgili olarak Kızıltepe Cumhuriyet Savcılığınca soruşturma başlatılmış olup soruşturmanın halen devam ettiğini belirterek, davanın kabulü ile davacıların maddi olarak uğradıkları tedavi giderleri, cenaze masrafları ile destekten yoksun kalma tazminatlarına, çektikleri acı ve ızdıraplara karşılık olarak,
1-Baba Ş.Y. için 15.000,00- TL manevi, 15.000,00- TL maddi tazminata
2-Anne A. için 15.000,00- TL manevi, 15.000,00-TL maddi tazminata
3-M.Y. için 4.000,00-TL manevi, 4.000,00-TL maddi tazminata

4-A.Y. için 4.000,00- TL manevi, 4.000,00-TL maddi tazminata

5-A.Y. için 4.000,00-TL manevi, 4.000,00-TL maddi tazminata

6-M.Y. için 4.000,00- TL manevi, 4.000,00-TL maddi tazminata

7-M.Y. için 4.000,00- TL manevi, 4.000,00- TL maddi tazminata

8-A.Y. için 4.000,00-TL manevi, 4.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.

Mardin Asliye Hukuk Mahkemesi: 04.12.2008 gün ve E:2007/428, K:2008/520 sayı ile özetle, davanın idarenin hizmet kusuruna dayalı açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğunu, dava dilekçesindeki açıklamalardan özel kişiye isnat edilen bir kusur bulunmadığını, idarenin haksız ve hukuka aykırı eylem ve işlemlerine karşı açılacak davalarda idari yargı mahkemelerinin görevli olduğunu belirterek davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.

Davacılar vekili 12.06.2009 günlü dava dilekçesi ile aynı istemle bu kez idari yargı yerinde dava açmıştır.
Mardin İdare Mahkemesi: 20.10.2011 gün, E:2009/818, K:2011/2179 sayı ile özetle, özel hukuk tüzel kişisi niteliğine haiz Dicle Elektrik Dağıtım AŞ aleyhine açılan tazminat davasının Adli Yargı Mahkemelerinin görev alanına girdiğinden bahisle davanın görev yönünden reddine karar vermiş ve karar kesinleşmiştir.
Davacı vekili tarafından ortaya çıkan olumsuz görev uyuşmazlığının giderilmesi istemiyle Uyuşmazlık Mahkemesine başvurulmuştur.

İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Sedat ÇELENLİOĞLU ve Ayhan AKARSU’nun katılımlarıyla yapılan 13.5.2013 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dosya üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; adli ve idari yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 14. maddesinde öngörülen biçimde olumsuz görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının 15. maddede belirtilen yönteme uygun olarak davacı vekilinin istemi üzerine son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyası ile birlikte Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. BAYHAN ile Danıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, davacılardan Ş.Y. ve A.Y.'nun çocukları, diğer davacıların ise kardeşi olan M.Y.'nun Mardin İli, Kızıltepe Ilçesi, İpek Mahallesi, 405. Sokak, No:6 adresindeki evlerinin önünde bulunan davalıya ait elektrik panosunun yanından geçerken elektrik akımına kapılarak ölümü sonucu uğradıklarını iddia ettikleri 54.000,00 TL maddi, 54.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 108.000,00 TL zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
Elektrik sektöründeki dağınık yapıyı ortadan kaldırmak ve işletme bütünlüğünü sağlamak amacıyla 1970 yılında çıkarılan 1312 sayılı Kanun ile Türkiye Elektrik Kurumu (TEK) kurulmuş, imtiyazlı şirketlerin görev bölgeleri ve belediye sınırları dışında tüm yurtta elektriğin üretim, iletim, dağıtım ve satış hizmetleri TEK bünyesinde toplanmıştır. Hizmetlerin daha etkin, daha verimli ve çağdaş bir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla ve özelleştirme politikaları çerçevesinde TEK, Bakanlar Kurulunun 12.8.1993 tarih ve 93/4789 sayılı Kararı ile, Türkiye Elektrik Üretim-İletim A.Ş. (TEAŞ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ) adı altında iki ayrı İktisadi Devlet Teşekkülü olarak yeniden yapılandırılmıştır. 1994 yılında TEAŞ ve TEDAŞ tüzel kişiliklerine kavuşmuşlardır.
Elektrik dağıtım ve perakende satış sektöründe rekabete dayalı bir ortamın oluşturulması ve gerekli reformların yapılmasını teminen dağıtım bölgeleri baz alınarak Kamu mülkiyetindeki elektrik işletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyle elektrik enerjisi dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesine karar verilmiş ve TEDAŞ 2.4.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Dağıtım bölgeleri yeniden belirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesine ayrılmıştır.
233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (KHK) 3.maddesine ve 20.02.2001 tarih ve 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa dayanılarak çıkarılan ve 02.03.2001 tarihinde yürürlüğe giren 05.92.2001 tarih ye 2001/2026 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca TEAŞ;Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ (TETAŞ) unvanlarında, anonim şirket statüsünde, üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklinde teşkilatlandırılmıştır.
TEİAŞ Devletin genel enerji politikasına uygun olarak, ülkedeki tüm iletim tesislerini devralmak, elektrik iletimi, yük tevzi ve işletme planlaması hizmetlerini yürütmek üzere 01.10.2001 tarihinde faaliyete geçirilmiştir. TEİAŞ, 233 sayılı KHK sistemi içinde, iktisadi devlet teşekkülü olarak ve mevcut mevzuat ve ana statüsü hükümleri çerçevesinde, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) 13.03.2003 tarihinde aldığı iletim lisansı çerçevesinde, yeni piyasa yapısına uygun olarak faaliyetlerini yürütmektedir.
Yüksek Planlama Kurulunun (YPK) 11.06.2001 tarih ve 2001/T-19 sayılı kararı ile onaylanmış, 29.06.2001 tarih ve 24447 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren TEİAŞ ana statüsünün 3.maddesinde "Bu Anastatü ile teşkil olunan Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (Teşekkül) tüzel kişiliğe sahip, faaliyetlerinde özerk ve sorumluluğu sermayesiyle sınırlı bir İktisadi Devlet Teşekkülüdür." hükmü, 21. maddesinde ise, "Bu Anastatüde bulunmayan hususlarda K.H.K. hükümleri uygulanır" hükmü bulunmaktadır. 233 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 4. maddesindeki "1. Teşebbüsler tüzel kişiliğe sahiptir. /2. Teşebbüsler, bu Kanun Hükmünde Kararname ile saklı tutulan hususlar dışında özel hukuk hükümlerine tabidir. /3. Tesebbüsler, Genel Muhasebe Kanunu ile Devlet İhale Kanunu hükümlerine ve denetimine tabi değildir. /4. Teşebbüslerin sorumlulukları sermayeleri ile sınırlıdır. Teşebbüslerin sermayesi, ilgili bakanlığın talebi üzerine Koordinasyon Kurulunca tespit edilir." hükmü ile teşebbüslerin faaliyetlerinde özel hukuk hükümlerine tabi olacağı belirlenmiştir.
Elektrik dağıtım ve perakende satış sektöründe rekabete dayalı bir ortamın oluşturulması ve gerekli reformların yapılmasını teminen dağıtım bölgeleri baz alınarak kamu mülkiyetindeki elektrik işletmelerinin yeniden yapılandırılması suretiyle elektrik enerjisi dağıtım hizmetlerinin özelleştirilmesine karar verilmiş ve TEDAŞ 2.4.2004 tarih ve 2004/22 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmıştır. Dağıtım bölgeleri yeniden belirlenerek, Türkiye 21 dağıtım bölgesine ayrılmıştır.
Özelleştirme Yüksek Kurulu Kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınan TEDAŞ; özelleştirme sürecinde bulunan ve sermayesinin tamamı T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’na ait bir kuruluştur.
Amacı, elektrik enerjisinin dağıtımı, perakende satışı ve perakende satış hizmeti faaliyetlerini karlılık ve verimlilik ilkesi çerçevesinde, ticari, ekonomik ve sosyal gereklere uygun biçimde yürütmek olan TEDAŞ’ın ve buna bağlı olarak bölgesel dağıtım şirketlerinden biri olan Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin yaptığı hizmetin kamu hizmeti niteliğinde olduğu açıktır.
Davalı Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. 11.4.2011 gün ve 2011/27 sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı uyarınca,228.000.000 ABD Doları bedelle en yüksek teklifi veren Karavil Dağıtım Tüketim Malları İnşaat ve Tic. Ltd. Şti. – Ceylan İnşaat ve Tic. A.Ş. Ortak girişim grubuna satılmışsa da davaya konu olayın meydana geldiği tarihte (03.05.2007) davalı idarenin kamu kuruluşu niteliğini sürdürmekte olduğu tartışmasızdır.
Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığında kuşku bulunmamaktadır.
Kamu hizmetlerini yürütmekte görevli kılınmış bir kamu kurum veya kuruluşunun kendisini görevli kılan kanunlarda gösterilen hizmetlerden birinin yürütülmesi sıra­sında hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi sebebiyle kişilere verdiği zararın tazmini istemine ilişkin davada, kamu hizmetinin yön­temine uygun olarak yürütülüp yürütülmediği­nin, kamu yararına uygun olarak işle­tilip işletilmediğinin ve hizmet kusu­ruyla zarara sebep olunup olunmadığının sap­tanmasının idari yargı yerine ait olduğu tartışmasızdır.
Öte yandan, kamu hizmetinin, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediğinin, hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının yargısal denetiminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası” kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı açıktır.
Olayda, olay tarihi itibariyle kamu kuruluşu niteliğinde olan TEDAŞ'ın kamu hizmetini, yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütüp yürütmediği, kamu yararına uygun şekilde işletip işletilmediği hususu irdelenecek, bu bağlamda hizmet kusuru ya da başka bir nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığı araştırılacak olup, bu araştırmanın da idari yargı yerlerince yapılması gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle davanın görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli olduğundan Mardin İdare Mahkemesinin görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Mardin İdare Mahkemesi’nin 20.10.2011 gün, E:2009/818, K:2011/2179 sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 13.5.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj