Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

DSİ NİN BARAŞ İNŞAATI SIRASINDA SU TAŞKININDAN ZARAR GÖRME..

Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 544109
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

DSİ NİN BARAŞ İNŞAATI SIRASINDA SU TAŞKININDAN ZARAR GÖRME..

Mesaj gönderen kararara.com »

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:
ESAS NO : 2013/481
KARAR NO:2013/587
KARAR TR : 08.04.2013
(Hukuk Bölümü)
ÖZET : DSİ tarafından yapılan barajın inşaatı sırasında meydana geldiği öne sürülen su taşkını nedeniyle, davacınıntaşınmazında meydana geldiği ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılan davanın, hizmet kusuru esasına göre İDARİ YARGI YERİNDE çözümlenmesinin gerektiği hk.
K A R A R
Davacı : A.Ç.
Vekili : Av. S.Y.
Davalı : DSİ Genel Müdürlüğü
Vekili : Av. G.Ç.
O L A Y : Davacı vekili özetle, Gaziantep İli, Nizip İlçesi Suboyu Köyü 108 ada, 605 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğunu, bu taşınmazda davacıya ait erik bahçesi bulunduğunu, davalı kurum tarafından yapılan Karkamış barajı inşası nedeni ile davacıya ait taşınmazın büyük hasara uğradığını, davalı kurum tarafından set yapılmadığı gibi herhangi bir önlem de alınmadığını, davacıya ait taşınmazın tamamında su baskınları oluştuğunu, su baskınları neticesinde davacıya ait bir çok erik ağacının kuruduğunu, davacının kuruyan erik ağaçlarını kesmek zorunda kaldığını belirterek, davanın kabulü ile, Gaziantep İli, Nizip ilçesi Suboyu Köyü 108 ada, 605 parselin tamamının mücavir alan kamulaştırması kapsamında kamulaştırılarak ağaç bedelleri ile birlikte taşınmazın bedelinin davacıya ödenmesine, bu olmadığı taktirde taşınmazda bulunan erik ağaçlarının bedelinin davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla 1,000 TL bedelin el atma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekili süresi içerisinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle, görev itirazında bulunulmuştur.
Davacı vekili 04.10.2012 günlü 1.celsede, taleplerinin ''kamulaştırılmasız olarak el atılan yere ilişkin olarak 1.000,00 TL bedelin davalıdan tahsiline'' ilişkin olduğunu beyan etmiştir.
Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi; 04.10.2012 gün, E:2012/405 sayı ile, davalı vekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilince, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılması istemiyle başvuruda bulunulması üzerine, dilekçe ve ekleri Danıştay Başsavcılığına gönderilmiştir.
Danıştay Başsavcısı; Davanın, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan Karkamış Barajı İnşaatı sırasında oluşan su baskınları sonucu Gaziantep ili, Nizip İlçesi, Suboyu Köyünde bulunan taşınmazlarına el atılması ve ağaçlarına zarar verilmesi nedeniyle davacının uğradığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açıldığını, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. maddesinde, idare mahkemelerinde açılacak idari davaların sayılmış olduğunu, aynı maddenin 1 'inci fıkrasının (b) bendinde de, idari eylem ve işlemlerden dolayı hakları muhtel olanlar tarafından açılacak tam yargı davalarının, görüm ve çözümü idari yargının görev alanı içerisine giren idari dava türü olarak belirtilmiş olduğunu, DSİ Genel Müdürlüğünün, bir kamu kuruluşu olup yaptığı Baraj inşaatı işinin kamu hizmeti olduğunun tartışmasız olduğunu, kamu hizmetini yürütmekle yükümlü kılınan bir kamu kuruluşunun, kamu hizmetini yürütürken kişilere verdiği zararın tazminine ilişkin olan davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuk kurallarına uygun olarak yürütülüp yürütülmediği, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediği, sonuçta, hizmet kusuru ve idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığının tayin ve tespitinin idari yargı yerlerine ait olduğunu belirterek, 2577 sayılı Kanunun 2/1 -b maddesi uyarınca uyuşmazlığın görüm ve çözümünün, idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davalarına bakmakla görevli olan idari yargı yerlerine ait olduğundan, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Metin ULUKANLIGİL’in katılımlarıyla yapılan 8.4.2013 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Dava dosyası üzerinde 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin anılan Yasa’nın 10/2. maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1. maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcılığı’nca, davalı DSİ Genel Müdürlüğü bakımından 10. maddede öngörülen biçimde olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. BAYHAN ile Danıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacı vekilinin 04.10.2010 günlü 1.celsede beyanı ile de sabit olduğu üzere, DSİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan Karkamış Barajı İnşaatı nedeniyle oluştuğu belirtilen su baskınları sonucu davacıya ait olan Gaziantep İli, Nizip İlçesi, Suboyu Köyü 108 ada, 605 parsel sayılı taşınmaza el atılması ve taşınmazın içerisinde bulunan erik ağaçlarının zarar görmeleri sebebiyle davacının uğradığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle açılmıştır.
İdarenin yürütmekle yükümlü bulunduğu kamu hizmetine ilişkin olarak uygulamaya koyduğu plan ve projenin hukuka aykırı olduğu nedeniyle iptali için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak davalar ile, idarenin aynı plan ve projeye göre meydana getirdiği yol, kanal, baraj, su yolları, su şebekesi gibi tesislerin kurulması, işletilmesi ve bakımı sırasında kişilere verdiği zararların tazmini istemiyle idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları muhtel olanlar tarafından açılacak davaların görüm ve çözümünün, iptal ve tam yargı davaları kapsamında yargısal denetim yapan idari yargı yerine ait olduğu, idarece herhangi bir ayni hakka müdahalede bulunulduğu, özel mülkiyete konu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı veya plan ve projeye aykırı iş görüldüğü iddiasıyla açılacak müdahalenin men’i ve meydana gelen zararın tazmini davalarının ise, mülkiyete tecavüzün önlenmesine ve haksız fiillere ilişkin özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerinde çözümleneceği, yerleşik yargısal içtihatlarla kabul edilmiş bulunmaktadır.
Olayda, davacı tarafından, davalı idarece yapılan baraj inşaatı sırasında oluştuğu öne sürülen su baskınlarından dolayı bahçesinin zarara uğradığı iddia edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL bedelin faizi ile birlikte tahsili istemiyle davalı kamu tüzel kişisine karşı dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasanın 125 inci maddesinin son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmış olup, bununla birlikte idarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişinde nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusurunun hizmetin kötü işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleştiği ve bunun idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açtığında kuşku bulunmamaktadır.
DSİ Genel Müdürlüğü, bir kamu kuruluşu olup yaptığı baraj inşaatı işinin de kamu hizmeti olduğu tartışmasızdır. Kamu hizmetini yürütmekle yükümlü kılınan bir kamu kuruluşunun, kamu hizmetini yürütürken kişilere verdiği zararın tazminine ilişkin davada, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuk kurallarına uygun olarak yürütülüp yürütülmediği, kamu yararına uygun şekilde işletilip işletilmediği, sonuçta, hizmet kusuru ve idarenin sorumluluğunu gerektiren bir husus olup olmadığının tayin ve tespiti idari yargı yerlerine ait olup, bunun yargısal denetiminin de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesinde “idari dava türleri” arasında sayılan “idari işlem ve eylemlerden dolayı zarara uğrayanlar tarafından açılacak tam yargı davası” kapsamında, idari yargı yerlerince yapılacağı açıktır.
Belirtilen durum karşısında, davanın görüm ve çözümü idari yargı yerinin görevine girdiğinden, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin görev itirazının, Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalı DSİ Genel Müdürlüğü vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Nizip Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 04.10.2012 gün, E:2012/405 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 8.4.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj