Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

SİT ALANI İLAN EDİLEN YER NEDENİYLE KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA..

Cevapla
Kullanıcı avatarı
kararara.com
Site Yöneticisi
Mesajlar: 544109
Kayıt: 24 Şub 2012 14:16
Meslek: Site Yöneticisi
Konum: Ankara
İletişim:

SİT ALANI İLAN EDİLEN YER NEDENİYLE KAMULAŞTIRMASIZ ELATMA..

Mesaj gönderen kararara.com »

Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanlığından:
ESAS NO : 2013/518
KARAR NO: 2013/611
KARAR TR : 08.04.2013
(Hukuk Bölümü)
ÖZET : Davacıların hissedar oldukları taşınmazın, İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun kararı ile iç kumsal - dış kumsal doğal sit alanı olarak ilan edildiği ve bu karar dikkate alınarak Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından 1976 yılından itibaren hazırlanan nazım ve uygulama imar planlarında taşınmazın imara kapatılması suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle uğranıldığı iddia olunan zararın tazminine yönelik açılan davanın, İDARİ YARGI YERİNDE görülmesi gerektiği hk.
K A R A R
Davacılar : 1- A.N.S., 2- N.B.
Vekilleri : Av. M.G.
Davalılar : 1- Küçükçekmece Belediye Başkanlığı
Vekili : Av. B.Ç.A.
2- Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na İzafeten Maliye Hazinesi
Vekili : Av. S.B.
O L A Y : Davacılar vekili özetle, davacıların İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, 1. Bölge İç Kumsal Fatih mevkiinde kain, 12 pafta, 1965 parsel sayılı taşınmazın hisseli maliki olduklarını, söz konusu taşınmazın imar durumu itibariyle İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 13.11.1976 tarih 9509 karar sayılı ve 15.11.2001 tarih 6226 sayılı kararı ile iç kumsal - dış kumsal doğal sit alanı olarak ayrıldığını, bu karar dikkate alınarak Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından 1976 yılından itibaren hazırlanan nazım ve uygulama imar planlarında taşınmazın imara kapatıldığını, davacıların davaya konu taşınmazdan uzun yıllardan beri doğal sit alanına girmesi nedeniyle yararlanamadıklarını, davalı idarelerin usul, yasa ve hakkaniyete aykırı işlemleri neticesinde davacıların mülkiyet haklarının kısıtlandığını belirterek, davaya konu edilen ve davalı idarelerce hukuki ve fiili olarak kamulaştırılmasız el atıldığı iddia edilen taşınmaz için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 12.000 TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.
Davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekili süresi içerisinde verdiği cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunmuştur.
Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi; 28.12.2012 gün ve E:2012/418 sayı ile, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekilinin görev itirazının reddine karar vermiştir.
Davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekilinin, idari yargı yararına olumlu görev uyuşmazlığı çıkartılması yolunda süresi içinde verdiği dilekçesi üzerine, dava dosyasının onaylı bir örneği Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmiştir.
Danıştay Başsavcısı; İdarelerin 3194 sayılı İmar Kanununun 8'inci maddesi uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri, genel ve düzenleyici imar planları ile bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kamulaştırma, ruhsat gibi bireysel işlemler, "idari işlem" , bu imar planı uyarınca yapmak zorunda oldukları program ve uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri, yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşıdığını belirterek, davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2'nci maddesinin 1'inci fıkrasının (b) bendinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları," hükmü gereğince idari yargı yerinde görülmesinin gerektiğini ifade ederek, 2247 sayılı Yasa'nın 10'uncu maddesi uyarınca olumlu görev uyuşmazlığı çıkarılmasına ve dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Mustafa AYSAL, Eyüp Sabri BAYDAR, Sıddık YILDIZ, Nurdane TOPUZ, Ayhan AKARSU ve Metin ULUKANLIGİL’in katılımlarıyla yapılan 8.4.2013 günlü toplantısında:
l-İLK İNCELEME: Başvuru yazısı ve dava dosyası örneği üzerinde 2247 sayılı Yasa'nın 27. maddesi gereğince yapılan incelemeye göre, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekilinin anılan Yasanın 10/2.maddesinde öngörülen yönteme uygun olarak yaptığı görev itirazının reddedilmesi ve dahi 12/1.maddede belirtilen süre içinde başvuruda bulunması üzerine Danıştay Başsavcısı'nca, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı açısından, 10.maddede öngörülen biçimde, olumlu görev uyuşmazlığı çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.
II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Selim Şamil KAYNAK’ın, davanın çözümünde idari yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı M. BAYHAN ile Danıştay Savcısı Tuncay DÜNDAR’ın davada idari yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava, davacıların hissedar oldukları taşınmazın, İstanbul Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 13.11.1976 tarih ve 9509 karar sayılı ve 15.11.2001 tarih ve 6226 sayılı kararı ile iç kumsal - dış kumsal doğal sit alanı olarak ilan edildiği ve bu karar dikkate alınarak Küçükçekmece Belediye Başkanlığı tarafından 1976 yılından itibaren hazırlanan nazım ve uygulama imar planlarında taşınmazın imara kapatılması suretiyle taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 12.000 TL tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. maddesinde; “Planların hazırlanmasında ve yürürlüğe konulmasında aşağıda belirtilen esaslara uyulur.
a) Bölge planları; sosyo - ekonomik gelişme eğilimlerini, yerleşmelerin gelişme potansiyelini, sektörel hedefleri, faaliyetlerin ve alt yapıların dağılımını belirlemek üzere hazırlanacak bölge planlarını, gerekli gördüğü hallerde Devlet Planlama Teşkilatı yapar veya yaptırır.
b) İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir. Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik dördüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Belediye ve mücavir alan dışında kalan yerlerde yapılacak planlar valilik veya ilgilisince yapılır veya yaptırılır. Valilikçe uygun görüldüğü takdirde onaylanarak yürürlüğe girer. (Değişik üçüncü cümle: 8/8/2011- KHK-648/21 md.) Onay tarihinden itibaren valilikçe tespit edilen ilan yerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir. İtirazlar valiliğe yapılır, valilik itirazları ve planları onbeş gün içerisinde inceleyerek kesin karara bağlar.
Onaylanmış planlarda yapılacak değişiklikler de yukarıdaki usullere tabidir.
Kesinleşen imar planlarının bir kopyası, Bakanlığa gönderilir.
İmar planları alenidir. Bu aleniyeti sağlamak ilgili idarelerin görevidir. Belediye Başkanlığı ve mülki amirlikler, imar planının tamamını veya bir kısmını kopyalar veya kitapçıklar haline getirip çoğaltarak tespit edilecek ücret karşılığında isteyenlere verir.
c) (Ek: 3/7/2005 - 5403/25 md.) Tarım arazileri, Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda belirtilen izinler alınmadan tarımsal amaç dışında kullanılmak üzere plânlanamaz.” hükmü yer almıştır.
Dava dosyasında bulunan Küçükçekmece Belediye Başkanlığı Plan ve Proje Müdürlüğü’nün 13.12.2012 günlü yazısının incelenmesinden; dava konusu İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi, İç Kumsal Mevkii 12 pafta 1965 sayılı parselin de içerisinde yer aldığı Küçükçemece-Avcılar İç-Dış Kumsal Bölgesinin Kültür Bakanlığı Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulunun 13.11.1976 tarih ve 9509 Sayılı kararı ile “doğal sit alanı” olarak ilan edildiğinin, Küçükçekmece İç Kumsal Mevkii 12 pafta 1965 sayılı parselin, doğal sit alanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle, Küçükçekmece bölgesine ait 21.06.1982 tasdik tarihli 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı plan onama sınırları dışında bırakıldığının, Küçükçekmece İç Kumsal Mevkii 12 pafta 1965 sayılı parselin de içerisinde yer aldığı İç-Dış Kumsal doğal sit alanına ilişkin Küçükçekmece Belediye Başkanlığı’nca hazırlanan 1/1000 ölçekli Küçükçekmece İç-Dış Kumsal Reghion Ören Yeri Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planları İstanbul II. Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 28.09.1993 gün ve 3212 sayılı kararı ile uygun bulunarak Küçükçekmece Belediye Meclisinin 14.02.1997 gün, 97/38 sayılı ve 22.06.1998 gün, 98/76 sayılı kararları ile onaylandığını, ancak, Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından açılan plan iptal davası sonucunda İstanbul 1. İdare Mahkemesinin 06.05.1999 gün, E:1998/1033 ve K:1999/601 sayılı kararı ile söz konusu planların iptaline karar verildiği ve bu kararın 09.01.2001 tarih, E:1999/5619 ve K:2001/73 sayılı Danıştay 6. Dairesinin kararı ile onandığının, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 15.06.2009 tarihinde onaylanan 1/100000 ölçekli İstanbul Çevre Düzeni Planı doğrultusunda Küçükçekmece İç-Dış Kurumsal doğal sit alanını da kapsayan Küçükçekmece ve Avcılar ilçelerinde yer alan Arkeolojik-Doğal Sit Alanlarında koruma amaçlı nazım imar planı çalışmalarına başlanıldığı, ancak, Küçükçekmece İç-Dış Kumsal Doğal Sit Alanına ilişkin 1/5000 ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı çalışmalarının Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca sonuçlandırılmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.
İdarelerin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hükümleri uyarınca tek yanlı irade açıklamaları ile tesis ettikleri,sit alanı ilanına ilişkin kararlar ile bu kararlar uyarınca belirlenen alan için hazırlanan koruma amaçlı imar planları ve bu planlara dayanılarak tesis edilen parselasyon, kesin inşaat yasağı getirilen taşınmaza yönelik kamulaştırma veya trampa gibi bireysel işlemler, "idari işlem" ; anılan yasa uyarınca tesis edilen işlemler uyarınca yapmak zorunda oldukları uygulamaları bunun için gerekli zamanda gerçekleştirmemeleri; yani, bu konudaki hareketsizlikleri de, idari eylem niteliği taşımaktadır.
Olayda davacılar tarafından, hissedar oldukları taşınmazın, sit alanı olarak kayıt ve tescil edildiği, aradan uzun süre geçmesine rağmen taşınmazın kamulaştırılmadığı, belirtilerek, taşınmaza kamulaştırmasız el konulması nedeniyle bedelinin tazmin edilmesi gerektiğinin iddia edildiği, davanın, bir idari işlem olan sit alanı ilanına ilişkin karar ve bu karar uyarınca tesis edilen genel ve düzenleyici nitelikte koruma amaçlı imar planında taşınmaza getirilen sınırlama sonucu 2863 sayılı yasada öngörülen kamulaştırma programlarının veya trampa işlemlerinin zamanında yapılmamasından, başka anlatımla da, idari işlemlerden ve davalı idarelerin yapması gereken kamulaştırmalar konusundaki hareketsizliği şeklinde ortaya çıkan idari eylemlerden kaynaklandığı anlaşılmış olup, belirtilen duruma göre; davacının taşınmazının 2863 sayılı yasa uyarınca doğal sit alanı olarak belirlenmesi sebebiyle mülkiyet hakkına getirilen kısıtlama sonucunda uğranılan zararın tazminine yönelik bulunan davanın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde yer alan "İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları" kapsamında idari yargı yerince çözümlenmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle, Danıştay Başsavcısı’nın başvurusunun kabulü ile, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekilinin yapmış olduğu görev itirazının, Asliye Hukuk Mahkemesince reddine ilişkin kararın kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ : Davanın çözümünde İDARİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Danıştay Başsavcısı’nın, BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile, davalı Küçükçekmece Belediye Başkanlığı vekilinin GÖREV İTİRAZININ REDDİNE İLİŞKİN Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 28.12.2012 gün ve E:2012/418 sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 8.4.2013 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.


Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj