Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

SORU VE CEVAPLARLA TÜKETİCİ HUKUKU HAKKINDA BİLGİLER

Bankacılık İşlemleri, Mevduat, Faiz, Banka Kredileri, Kredi Kartları, Banka Kartları, Havale, Tüketici Kredisi, Mortgage, Tüketici Hakları, Tüketici Hakem Heyeti, Tüketici Mahkemeleri...
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

TÜKETİCİ KREDİSİ , KREDİ KARTI BORCU, TÜKETİCİ MAHKEMESİ...

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2003/6690 K. 2003/7888 T. 16.7.2003

• KREDİ KARTI BORCU ( Kredi Kartı İle Mal Ve Hizmet Alımı Sonucu Nakdi Krediye Dönüşen Veya Kredi Kartı İle Nakit Çekim Suretiyle Kullanılan Krediler Tüketici Kredisi Hükümlerine Tabi Olduğundan Olayda Tüketici Mahkemesi Görevli Olduğu )
• TÜKETİCİ MAHKEMESİ ( Kredi Kartı İle Mal Ve Hizmet Alımı Sonucu Nakdi Krediye Dönüşen Veya Kredi Kartı İle Nakit Çekim Suretiyle Kullanılan Krediler Tüketici Kredisi Hükümlerine Tabi Olduğundan Görevli Olduğu )
• TÜKETİCİ KREDİSİ ( Kredi Kartı İle Mal Ve Hizmet Alımı Sonucu Nakdi Krediye Dönüşen Veya Kredi Kartı İle Nakit Çekim Suretiyle Kullanılan Krediler -Tüketici Mahkemesi Görevli Olduğu/Kredi Kartı Borcu )
• GÖREV ( Sonradan Çıkan Bir Yasayla Devreye Giren Görev Kuralı Geçmişe Etkili Olarak Uygulanacağı - Tüketici Mahkemesi Görevli Olduğu/Kredi Kartı Borcu )
• GÖREVE İLİŞKİN YENİ YASAL DÜZENLEMENİN ETKİSİ ( Davanın Açıldığı Andaki Kurallara Göre Görevli Olan Mahkeme Yeni Yasayla Görevsiz Hale Gelmişse Görevsizlik Kararı Vermek Zorunda Olduğu )
4077/m.10/A,23

ÖZET : Dava konusu uyuşmazlık, banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.

Sonradan çıkan bir yasayla devreye giren görev kuralı geçmişe etkili olarak uygulanır. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni yasayla görevsiz hale gelmişse, görevsizlik kararı vermek zorundadır.
Kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan krediler tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğundan ve Tüketici Kanununun uygulanmasından doğacak her türlü ihtilafa da Tüketici Mahkemelerinde bakılacağından olayda Tüketici Mahkemesi görevlidir.
DAVA : Dava konusu uyuşmazlık, banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.

KARAR : Temyiz aşamasında yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesinde, kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğu, aynı Yasayla


değişik 23. maddede ise bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara TÜKETİCİ MAHKEMELERİNDE bakılacağı hükme bağlanmıştır.

Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Görev kuralları, kamu düzenine ilişkin olduğundan görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. Bu nedenle sonradan çıkan bir kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili bir biçimde uygulanır ve davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur. Bu durumda, 4077 sayılı Yasaya 4822 sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve aynı Yasa ile değişik 23. maddesi gereğince davaya bakmakla tüketici mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsiz olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 16.7.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

KREDİ KARTINDAN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIK

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2003/6059 K. 2003/7642 T. 10.7.2003

• GÖREV ( Davanın Açıldığı Andaki Kurallara Göre Görevli Olan Mahkeme Yeni Kanunla Görevsiz Hale Gelmişse Görevsizlik Kararı Verilmesi Zorunluluğu )
• GÖREV KONUSUNDA TARAFLAR İÇİN MÜKTESEP HAK DOĞMAYACAĞI ( Sonradan Çıkarılan Kanunla Kabul Edilen Görev Kuralının Geçmişe Etkili Biçimde Uygulanacağı )
• KREDİ KARTINDAN KAYNAKLANAN UYUŞMAZLIK ( Tüketici Mahkemelerinde Bakılacağı - Yeni Kanunla Kabul Edilen Görev Kuralının Geçmişe Etkili Biçimde Uygulanacağı )
1086/m. 7

4077/m. 10/A

ÖZET : Görev kuralları kamu düzeninden olduğundan, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Bu nedenle görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. Sonradan çıkarılan kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili biçimde uygulanır. Davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme, yeni kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur.
DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava konusu uyuşmazlık, banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. Temyiz aşamasında yürürlüğe giren 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 Sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesinde, kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğu, aynı yasayla değişik 23. maddede ise; bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara Tüketici Mahkemelerinde bakılacağı hükme bağlanmıştır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. Bu nedenle sonradan çıkan bir kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili bir biçimde uygulanır ve davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur. Bu durumda 4077 Sayılı Yasaya

4822 Sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve aynı yasa ile değişik 23. maddesi gereğince davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsiz olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.7.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

KREDİ KARTINDAN DOĞAN BORÇ, GÖREV , GÖREVSİZLİK KARARI

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2003/4242 K. 2003/6815 T. 24.6.2003

• KREDİ KARTINDAN DOĞAN BORÇ ( Görev - Temyiz Aşmasında Yürürlüğe Giren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 Sayılı Kanunla Eklenen 10/A Maddesi Gereğince Davanın Tüketici Mahkemesinde Görüleceği )
• GÖREV ( Yargılamanın Her Aşamasında Resen Dikkate Alınacağı Gibi Taraflar İçin Müktesep Hak Doğurmayacağı - Davanın Açıldığı Andaki Kurallara Göre Görevli Olan Mahkeme Yeni Bir Kanunla Görevsiz Hale Gelmişse Görevsizlik Kararı Vermesi Gereği/Kredi Kartından Doğan Borç )
• GÖREVSİZLİK KARARI ( Sonradan Çıkan Bir Kanunla Kabul Edilen Görev Kuralı Geçmişe Etkili Biçimde Uygulanacağı/Davanın Açıldığı Andaki Kurallara Göre Görevli Olan Mahkeme Yeni Bir Kanunla Görevsiz Hale Gelmişse Görevsizlik Kararı Vermesi Gereği - Kredi Kartından Doğan Borç )
4077/m.10/A,23

ÖZET : Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen dikkate alındığı gibi taraflar için müktesep hak doğmaz. Bu nedenle sonradan çıkan bir kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili biçimde uygulanır ve davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur.
DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince hernekadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, takdiren bu isteğin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava konusu uyuşmazlık, banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.

Temyiz aşamasında yürürlüğe giren 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 Sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesinde, kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğu, aynı yasayla değişik 23.maddede ise; bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara TÜKETİCİ MAHKEMELERİNDE bakılacağı hükme bağlanmıştır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. Bu nedenle sonradan çıkan bir

kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili bir biçimde uygulanır ve davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur. Bu durumda 4077 Sayılı Yasaya 4822 Sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve aynı Yasa ile değişik 23.maddesi gereğince davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsiz olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

BANKA KREDİ BORCUNDAN DOĞAN UYUŞMAZLIK, TÜKETİCİ MAHKEMELERİ

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2003/4960 K. 2003/6730 T. 23.6.2003

• İTİRAZIN İPTALİ ( Davalının Banka Kredi Kartı Borcunu Ödememesi Üzerine Başlatılan İcra Takibine Vaki İtirazı )
• BANKA KREDİ BORCUNDAN DOĞAN UYUŞMAZLIK ( Tüketici Kredisinden Kaynaklanan Uyuşmazlıklara Tüketici Mahkemelerinde Bakılmasının Gerekmesi )
• TÜKETİCİ MAHKEMELERİ ( Tüketici Kredisinden Kaynaklanan Her Türlü Uyuşmazlıklarda Gröevli Mahkeme Olması )
• GÖREV KURALLARI ( Kamu Düzenine İlişkin Olduğundan Görev Konusunda Taraflar İçin Müktesep Hakkın Doğmaması )
4077/m.10/A,23

ÖZET : Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. Bu nedenle sonradan çıkan bir kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili bir biçimde uygulanır ve davanın açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur. Bu durumda 4077 Sayılı Yasaya 4822 Sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve aynı Yasa ile değişik 23.maddesi gereğince davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevlidir.

DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava konusu uyuşmazlık, banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.

Temyiz aşamasında yürürlüğe giren 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna 4822 Sayılı Kanunla eklenen 10/A maddesinde, kredi kartı ile mal ve hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerin tüketici kredisi hükümlerine tabi olduğu, aynı yasayla değişik 23.maddede ise; bu Kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara TÜKETİCİ MAHKEMELERİNDE bakılacağı hükme bağlanmıştır.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olduğundan görev konusunda taraflar için müktesep hak doğmaz. Bu nedenle sonradan çıkan bir kanunla kabul edilen görev kuralı geçmişe etkili bir biçimde uygulanır ve davanın

açıldığı andaki kurallara göre görevli olan mahkeme yeni bir kanunla görevsiz hale gelmişse görevsizlik kararı verilmesi zorunludur. Bu durumda 4077 Sayılı Yasaya 4822 Sayılı Yasa ile eklenen 10/A ve aynı Yasa ile değişik 23.maddesi gereğince davaya bakmakla Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsiz olması nedeniyle hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.6.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

KREDİ KARTI BORCUNUN TAKSİTLENDİRİLMESİ

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2003/11579 K. 2003/14471 T. 17.6.2003

• KREDİ KARTI BORCUNUN TAKSİTLENDİRİLMESİ VE DÜŞÜK FAİZLE TAHSİLİNE İLİŞKİN KANUNDAN FAYDALANMA ( Tüm Taksitler Bitmeden Haczin Kaldırılmasına Karar Verilememesi )
• HACZİN KALDIRILMASINA KARAR VERİLEMEMESİ ( Kredi Kartı Borcunun Taksitlendirilmesi ve Düşük Faizle Tahsiline İlişkin Kanundan Faydalanan Borçlunun Ödemelerinin Bitmemiş Olması )
4077/m.10/A

4822/m.Geç.1

ÖZET : Borçlu, 4822 sayılı Kanun geçici 1. maddesinde öngörülen süre içerisinde kredi veren kuruluşa başvurmuş, anapara ve faizleri belirlenerek taksitlendirme yapılmış ve borçlu, taksitleri ödemede bir gecikmeye yer vermemiştir. Bu durumda, geçici maddenin 2. bendi gereğince sadece takip duracak ve son taksitin ödenmesi halinde tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkacaktır. Henüz son taksit ödenmediğine göre, hacizlerin kaldırılması mümkün değildir. O halde Merciice takibin durdurulması ile yetinilmesi gerekirken hacizlerin de kaldırılması isabetsizdir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vekilince istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'da değişiklik yapılmasına ilişkin 4822 Sayılı Kanun'un geçici 1. maddesine göre; "Bu Kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeni ile ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki ana paraya, yıllık yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eşit taksitte ödenir. Kredi kartı borçları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü takip, yukarıda yeralan hükme göre ilk taksitin ödenmesiyle durur ve son taksitin ödenmesiyle birlikte 'tüm sonuçlarıyla' ortadan kalkar. Bu madde hükümleri, tüketicinin kredi verene, Kanunun yayımı tarihinden itibaren otuz gün içinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanır".

Mercii Hakimliğinin gerekçesinde de vurgulandığı üzere borçlu, maddede öngörülen süre içerisinde kredi veren kuruluşa başvurmuş, anapara ve faizleri belirlenerek taksitlendirme yapılmış ve borçlu, taksitleri ödemede bir gecikmeye yer vermemiştir. Bu durumda, geçici maddenin 2. bendi gereğince sadece takip duracak ve son taksitin ödenmesi halinde tüm sonuçları ile birlikte ortadan kalkacaktır. Henüz son

taksit ödenmediğine göre, hacizlerin kaldırılması mümkün değildir. O halde Merciice takibin durdurulması ile yetinilmesi gerekirken hacizlerin de kaldırılması isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

KREDİ KARTININ BAŞKASINA KULLANDIRILMASI

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2003/3453 K. 2003/7037 T. 29.5.2003

• TAZMİNAT ( Kredi Kartı İle Yapılan Alış Veriş - Ayıplı Mal )
• AYIPLI MAL ( Kredi Kartı İle Alınan Malın Geri İade Edilmesi )
• KREDİ KARTI İLE HARCAMA ( Taksitlendirmesinin İptal Edilmemesi - Borcun Kaldırılması Davası )
• KREDİ KARTININ BAŞKASINA KULLANDIRILMASI ( Borcun Üstlenilmiş Sayılması - Tüketici Sözleşmesi )
• TÜKETİCİ SÖZLEŞMESİ ( Asıl Borçlunun Sözleşmenin Tarafı Olmadığı -Görevsizlik Kararı )
• GÖREVSİZLİK KARARI ( Tüketici Sözleşmesinin Tarafı Kabul Edilmeli -Davanın Esastan İncelenmesi )
4077/m. 4, 10/A

ÖZET : Davacı kendi kartını kullandırmakla onun borcunu üstlenmiş konumdadır. Bu nedenle asıl borçlu olan davacının tüketici sözleşmesinin tarafı olmadığından söz edilerek hakkında görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece işin esasına girilip deliller değerlendirildikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.
DAVA : Taraflar arasındaki alacak - tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine ve mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
KARAR : Davacılardan Meltem N. diğer davacı Aysel'in kredi kartı ile davalıdan satın aldığı giysinin ayıplı çıkması nedeniyle iade edildiğini, ancak davalının ısrarı sonucu peşin ödenen 53.130.000TL. üzerine 5.300.000TL.de peşinat koymak suretiyle 2 etek aldıklarını, davalı tarafından BONUS karta geçme nedeniyle kalan borcun kayıtlarda görüneceği ancak talimatla her ay taksitlerin iptal edileceğinin bildirilmesine rağmen almadıkları mal bedelinin taksit olarak göründüğü ve ödenmesi istendiği gibi faiz işletildiğini ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tesbiti ile peşin ödenen 5.300.000TL.nın faiziyle tahsilini ve Bonus Card hesabında borç görünen paranın davalı tarafından ödetilmesine karar verilmesini dilemiştir.
Davalı, savunmada bulunmamıştır.


Mahkemece, Meltem için satışa konu ürünün ayıplı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine,davacı Aysel için Tüketici sözleşmesinin tarafı olmadığına dayanılarak mahkemenin görevsizliğine karar verilmişti; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Somut olayda mağaza kredi kartı ve sonrasından BONUS CARD sahibi olan kişi davacı Ayseldir. Davacı Aysel kendi kartını davacı Meltem'e kullandırmakla onun borcunu üstlenmiş konumdadır. Bu nedenle asıl borçlu olan davacı Aysel'in tüketici sözleşmesinin tarafı olmadığından söz edilerek hakkında görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Mahkemece işin esasına girilip deliller değerlendirildikten sonra sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.

2-Bozma nedenine göre davacı Meltem'in temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ : Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davacı Aysel yararına BOZULMASINA, 2. bend gereği temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 29.5.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

KREDİ KARTI BORCU NEDENİYLE TAKİP, TÜKETİCİ HAKLARI

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 19. HUKUK DAİRESİ E. 2002/4713 K. 2003/3257 T. 3.4.2003

• KREDİ KARTI BORCU NEDENİYLE TAKİP ( Temyiz Aşamasında Yürürlüğe Giren Yasa - Temerrüt Tarihindeki Ana Paraya Yıllık %50'yi Geçmemek Üzere Gecikme Ffaizi Uygulanmak Suretiyle 12 Taksitte Ödeneceği )
• TAKİP ( Kredi Kartı Borcu/Temyiz Aşamasında Yürürlüğe Giren Yasa -Temerrüt Tarihindeki Ana Paraya Yıllık %50'yi Geçmemek Üzere Gecikme Ffaizi Uygulanmak Suretiyle 12 Taksitte Ödeneceği )
• TÜKETİCİ HAKLARI ( Kredi Kartı Borcu Nedeniyle Takip - Temyiz Aşamasında Yürürlüğe Giren Yasa/Temerrüt Tarihindeki Ana Paraya Yıllık %50'yi Geçmemek Üzere Gecikme Ffaizi Uygulanmak Suretiyle 12 Taksitte Ödeneceği )
4077/m. 10/A

4822/m.Geç.1

ÖZET : 4822 sayılı Kanun, banka kredi kartı borcundan kaynaklanan davanın temyiz aşamasında yürürlüğe girmiş olmakla, borçlunun temerrüdünün, kanunun yayımından önce gerçekleştiği dikkate alınarak, bu yasa gereğince tüketicinin ( borçlu ) kredi verene ( banka ) yazılı müracaatı bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir.
DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Dava konusu uyuşmazlık, banka kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır.

Temyiz aşamasında 14.03.2003 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ""Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair 4822 sayılı Kanun""un geçici 1. maddesinde; "Bu Kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartı borçlarının, temerrüt tarihindeki ana paraya, yıllık yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle on iki eşit taksitte ödeneceği, kredi kartı borçları nedeniyle gerçekleştirilen her türlü takibin, yukarıda yer alan hükme göre ilk taksidin ödenmesiyle duracağı ve son taksidin ödenmesiyle birlikte tüm sonuçlarıyla ortadan kalkacağı, bu madde hükümlerinin, tüketicinin kredi verene,


Kanunun yayımı tarihinden itibaren otuz gün içinde yazılı müracaat etmesi halinde uygulanacağı" öngörülmüştür.

Somut olayda Kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü gerçekleşmiş olduğundan, anılan yasa hükmü gereğince otuz günlük süre içinde tüketicinin ( borçlunun ) kredi verene ( bankaya ) yazılı müracaatı bulunup bulunmadığı, varsa bankaca yapılan işlemlerin neler olduğu hususları araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; hükmün ( BOZULMASINA ), bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.04.2003 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

KREDİ SÖZLEŞMESİ , MUACCELİYET İHTARI, GECİKME FAİZİ

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ E. 2005/23478 K. 2005/26262 T. 28.12.2005

• KREDİ SÖZLEŞMESİ ( Borçlunun İtirazı Üzerine İstenebilecek Asıl Borç ve Faizi - İhtarname İrdelenerek Muacceliyet Koşulunun Yerine Getirilip Getirilmediği 4822 Sayılı Kanun Koşullarında Denetlenerek Oluşacak Sonuca Göre Bir Karar Vermek Gereği )
• MUACCELİYET İHTARI ( Kredi Sözleşmesine Dayalı Takip - İhtarname İrdelenerek Muacceliyet Koşulunun Yerine Getirilip Getirilmediği 4822 Sayılı Kanun Koşullarında Denetlenerek Oluşacak Sonuca Göre Bir Karar Vermek Gereği )
• GECİKME FAİZİ ( Bankanın Tek Taraflı Belirttiği % 97.5 Oranındaki Faiz Oranı Esas Alınarak Eksik İncelemeye Dayalı Bilirkişi Raporu İle Yazılı Şekilde Sonuca Gidilmesi İsabetsiz Olduğu - Kredi Sözleşmesine Dayalı Takip )
4077/m.10/A

4822/m.16

ÖZET : Kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan takipte genel haciz yolu ile borçlunun itirazı üzerine istenebilecek asıl borç ve faizinin, talebe bağlı olmaksızın mahkemece resen yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve özellikle 10. maddeye göre ihtarname irdelenerek muacceliyet koşulunun yerine getirilip getirilmediği 4822 Sayılı Kanun koşullarında denetlenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, neye dayandığı açık olmayan bankanın tek taraflı belirttiği % 97.5 oranındaki faiz oranı esas alınarak eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : 14.06.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması hakkındaki kanunda değişiklik yapan 4822 Sayılı Kanunun 10 ve 10/A maddeleri içeriği ve getirdiği hükümler birlikte değerlendirildiğinde borcun hesaplanmasında ve takibin denetlenmesinde mahkemelerce resen dikkate alınması gerekir.
10.maddenin 1.fıkrası gereğince tüketicinin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde, kredi verenin borcun tümünün ifasını isteme hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekli görülmüştür. Ayrıca, IO.maddenin 1. fıkra son cümlesi; "taraflar arasında


akdedilen sözleşmede öngörülen kredi şartları, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez" hükmünü de getirmiştir.

Öte yandan 4822 Sayılı Kanunun 16.maddesiyle 4077 Sayılı Kanunun 10.maddesinden sonra eklenen 10/A maddesi kredi kartı ile mal veya hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartı ile nakit çekim suretiyle kullanılan kredilerinde ( a-b-h-I bentleri dışında ) IO.madde hükümlerine tabi olacağı açıklanmıştır.

Aynı madde ikinci fıkrasında ise kredi veren tarafından tüketiciye gönderilen dönemsel hesap özetlerinin 10.maddenin 2.fıkrası d bendinde öngörülen ödeme planı hükmünde olduğunu vurgulayarak ( d- ödeme tarihleri, ana para, faiz, faiz fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı ) devamla dönemsel hesap özetinde yer alan asgari ödeme tutarının vadesinde ödenmemesi halinde tüketici 10.maddenin f bendinde yer alan ( f:akdi faiz oranının %30 fazlasını geçmemek üzere gecikme faiz oranı ) gecikme faizi dışında her hangi bir isim altında yükümlülük altına sokulamayacağı açıklanmıştır. Anılan yasanın 10/A maddesi 3.fıkrasında "kredi verenin faiz artırımını otuz gün önceden tüketiciye bildirmekle zorunlu olduğundan başka artırılan bu faiz oranının da geriye dönük olarak uygulanamayacağı ve tüketicinin bildirim tarihinden itibaren en geç 60 gün içinde tüm borcu ödeyip kredi kullanmaya son verdiği takdirde ise faiz artışından etkilenmeyeceği" açıklanmıştır.
Bu durumda 31.12.2002 tarihli kredi sözleşmesine dayanılarak yapılan takipte genel haciz yolu ile borçlunun itirazı üzerine istenebilecek asıl borç ve faizinin, talebe bağlı olmaksızın Mahkemece resen yukarıda açıklanan yasa maddeleri ve özellikle 10.maddeye göre 11.03.2004 tarihli ihtarname irdelenerek muacceliyet koşulunun yerine getirilip getirilmediği 4822 Sayılı Kanun koşullarında denetlenerek oluşacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, neye dayandığı açık olmayan bankanın tek taraflı belirttiği %97.5 oranındaki faiz oranı esas alınarak eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 28.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
bkalafat
Site Üyesi
Mesajlar: 1
Kayıt: 27 Tem 2014 03:24

Re: Ayıplı Mal Nedir? Ayıp Çeşitleri Nelerdir?

Mesaj gönderen bkalafat »

admin yazdı:TKHK’da ayıplı mal; “ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda ya da
reklam ve ilanlarında yer alan veya satıcı tarafından bildirilen veya standardında veya teknik
düzenlemesinde tespit edilen nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan ya da tahsis
veya kullanım amacı bakımından değerini veya tüketicinin ondan beklediği faydaları azaltan
veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar” olarak
tanımlanmaktadır. Buna göre; bir maldaki ayıp, satıcının söylediği ve vaat ettiği vasıflarda
veya niteliği gereği malda bulunması gereken lüzumlu vasıflarda eksiklik olmak üzere iki
türde ortaya çıkabilecektir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere 4 çeşit ayıptan bahsedilmektedir.
Bunlar; maddi, hukuki ve ekonomik ayıp ve miktar eksikliğinden kaynaklanan ayıptır.

Maddi ayıp: Bir mal, tüketiciler tarafından belirli bir amaç ile alınmaktadır. Bu
nedenle malın kendisinden beklenen amaçları gerçekleştirecek vasıflara sahip olması gerekir.
Bu amaca eşyanın fiziki yapısındaki bazı eksiklikler nedeniyle ulaşılamaması hallerinde
malda maddi ayıplar bulunduğu varsayılır. Maddi ayıbı “bir eşyada bulunan fiziki eksiklikler”
olarak tanımlayabiliriz. Bir malın yırtık, kırık, lekeli olması, yeni denilen bir otomobilin
kullanılmış olması veya hasarlı olması nedeniyle bazı parçalarının değiştirilmesi ya da tamir
edilmiş bulunması ve bunun söylenmemesi, fayansların çatlaması veya ufalanması gibi
ayıplar maddi ayıplara örnek verilebilir.

Hukuki ayıp: Satılan malda, maddi anlamda bir özür yoktur, mal maddi yönden
eksiksizdir. Ancak alıcının maldan yararlanmasını engelleyen, azaltan veya ortadan kaldıran
hukuki bazı yasaklama ve sınırlamalar söz konusudur. Örneğin satılan malın hukuka aykırı bir
marka taşıması, başkasına ait bir sınai veya telif hakkını ihlal etmesi, satılan bir otomobile
gümrük idaresince el konulması, satılan malın satım sırasında hacizli olması gibi durumlarda
hukuki ayıp vardır.

Ekonomik ayıp: Satılan malın verimi, elde edilecek tasarruf gibi iktisadi vasıflarının
eksik olmasıdır. Örneğin, saatte 160 km hız yaptığı söylenen aracın 110 km’nin üstüne
çıkamaması, aracın tanıtma ve kullanma kılavuzunda belirtilenden daha fazla yakıt yakması,
az miktarda elektrik tükettiği belirtilen aracın çok elektrik tüketmesi, bulaşık makinesinin
bulaşıkları yeteri kadar temizleyememesi, bilgisayarlarda programdaki fonksiyon bozukluğu,
program uyumsuzluğu, kapasite uygunsuzluğu gibi.

Miktar eksikliği: Niteliği etkileyen miktar eksiklikleri TKHK gereğince ayıp olarak
kabul edilmektedir. Miktar eksiklikleri malın ağırlık, hacim, yüzölçümü gibi hususlardaki
eksikliklerdir. Örneğin bir kumaşın veya halının santimetrekaresinde bulunması gereken
ilmek sayısının daha az olması, mutfak için alınan bir dolabın teslim edilmesi gerekenden
daha küçük ölçülerde olması gibi. Ancak, miktar eksikliği malın niteliğini etkilemiyorsa bu
durumda mal ayıplı sayılmaz. Örneğin, 3 metre aldığınız bir kumaşın 2 metre çıkması, 5 kg
aldığınız pirincin 4 kg çıkması gibi. Bu durumda, eksik ifa söz konusudur. Uyuşmazlık,
Borçlar Kanunu’nun 96 maddesi gereğince çözümlenir.
...dan 2 adet gömlek aldım gömlekler 2 yıkamasında bel kısmında iplikler cıktı urunu garantiye gönderndim yıkama hatası dediler yıkama hatası ise sade gömlegin bel kısmından iplikler nicin cıktı bir başka yerinde yok bizim evdeki makıne gömleklerin bel kısmını 100 derecede diger yerlerini 40 derecede yıkamıyor.bu ayıplı mal mıdır acıklamada yıkama hatası deniliyor. Bu konuda emsal karar var mı?
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

Re: SORU VE CEVAPLARLA TÜKETİCİ HUKUKU HAKKINDA BİLGİLER

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 17. Hukuk Dairesi
ESAS: 2012/7403
KARAR: 2012/9677


Taraflar arasındaki alacak hukukuna ilişkin olarak açılan davada İ... 3. Tüketici ve G... 3. Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, davalılardan ...Mağazaları Anonim Şirketinden satın alınan ve kumaşının ayıplı olduğu iddia edilen paltonun diğer davalı kuru temizleme şirketi tarafından yıkanması sonucu gerçekleşen zararın tazmini istemine ilişkindir.

İ... 3. Tüketici Mahkemesi, tüketicinin olağan tüketim faaliyetlerinden kaynaklanmayan taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu ve uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini bildirerek görevsizlik kararı niteliğinde hüküm kurmuştur.

G... 3. Sulh Hukuk Mahkemesi ise davanın ayıplı hizmet nedeniyle açılmış tazminat davası olduğunu belirtip Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında kalan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiğini bildirerek görevsizlik kararı vermiştir.

4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.

Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta davacının davalı mağazadan satın aldığı ve kumaşının ayıplı olduğu iddia edilen paltonun diğer davalı kuru temizleme şirketince yıkanması nedeniyle kullanılmaz hale gelmesi sonucu meydana gelen zararın tahsilinin istendiği uyuşmazlıkta üreticinin ürettiği malda ayıp iddiasında da bulunulduğundan tüketici ile üretici davalı ...Mağazaları A.Ş. arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmakta olup, özel yetkili olan Tüketici Mahkemesi davada görevlidir.
Bu durumda uyuşmazlığın özel görevli olan İstanbul 3. Tüketici Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince İ... 3. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 20.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj