Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

ECRİMİSİL BEDELİNİN İLERİYE DOĞRU ÜFE UYGULANMAK SURETİYLE ARTIRILMASI GEREKTİĞİ, FAİZİN BAŞLANGIÇ ZAMANI HK.

Cevapla
Kullanıcı avatarı
Admin
Site Yöneticisi
Mesajlar: 29557
Kayıt: 22 Mar 2012 12:08
Meslek: Hukukçu
İletişim:

ECRİMİSİL BEDELİNİN İLERİYE DOĞRU ÜFE UYGULANMAK SURETİYLE ARTIRILMASI GEREKTİĞİ, FAİZİN BAŞLANGIÇ ZAMANI HK.

Mesaj gönderen Admin »

YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
2021/1483 E.
2021/4032 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil


Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Davacı ... vekili dava dilekçesinde, vekil edeninin... terekesine ve ... terekesine temsilci olarak atandığını, davalının 75 ada 22 parselde kayıtlı taşınmazı eczane olarak işlettiğini, davalıya gönderilen 05.03.2010 tebliğ tarihli ihtarnameye rağmen herhangi bir bedel ödemediğini, davalının kullanımından dolayı terekeye karşı taşınmazın 1/2 hissesinden sorumlu olduğunu açıklayarak, ihtarname tarihinden itibaren şimdilik 18.900,00 TL ecrimisilin dönemsel faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, davalı vekili davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulü ile ihtarnamenin tebliğ tarihi ile dava tarihi arası dönem için hesaplanan 64.144,00 TL ecrimisilin, her ayın sonundan itibaren ve her bir ay için ayrı ayrı işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekili temyize gelmiştir.

Dava ecrimisil isteğine ilişkindir.

1.Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı ...'ın Tire Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/180-2009/322 ve 2009/590- 2009/966 sayılı kararları ile yalnız ... terekesine temsilci atandığı anlaşıldığına göre; Mahkemece, davacının temsilci atandığı terekenin payına isabet eden miktarda ecrimisil isteyebileceği gözetilerek, terekeye dahil pay oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken talep gibi karar verilmesi doğru olmamıştır.

2. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir. (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı)

Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve 6100 sayılı HMK'nin 266. vd. maddelerine uygun olmalıdır.

Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

Yukarıya alınan kısa açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; hükme esas alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; dava konusu taşınmazın 2015 yılındaki kira bedeli belirlenerek, 2015 yılından geriye doğru TÜFE uygulanmak sureti ile 2010-2014 yıllarına ait ecrimisil bedellerinin saptandığı görülmüştür. Oysa Mahkemece yapılması gereken, dava konusu edilen ilk dönem olan 2010 yılına ait ecrimisil bedeli bilirkişiler marifetiyle saptandıktan sonra ileriye doğru ÜFE uygulaması yaptırılması iken; Dairemiz uygulamalarına uygun olmayan denetime elverişsiz rapor ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

3.Bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren yasal oranda faize hükmedilmesi gerekir.

Somut olayda, davacı vekilinin ecrimisil alacağına dönem sonlarından itibaren faiz uygulanmasını talep ettiği halde; Mahkemece 5 yıllık ecrimisilin tamamı için ayrı ayrı ay sonu ve faizin başlangıç tarihi belirtilmeksizin faize hükmedildiği anlaşılmaktadır. O halde, Mahkemece, alacağa dönem sonları hükümde açıkça belirtilmek suretiyle faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.
Cevapla
  • Benzer Konular
    Cevaplar
    Görüntüleme
    Son mesaj