Foruma girişte hatalı şifre uyarısı ya da başkaca sorun yaşayan üyelerimiz bu bağlantıdan destek talebinde bulunabilirler.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/12180 E. , 2014/10365 K.

Cevapla
kararara
Onaylı Üye
Mesajlar: 37542
Kayıt: 28 Şub 2012 14:30

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2013/12180 E. , 2014/10365 K.

Mesaj gönderen kararara »

8. Ceza Dairesi 2013/12180 E. , 2014/10365 K.

"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ve hırsızlık
HÜKÜM : Hükümlülük

Gereği görüşülüp düşünüldü:
I- Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Hükmün gerekçe kısmında hükmedilen hapis cezası süresinin “3 yıl 9 ay” yerine “3 yıl 8 ay” olarak belirtilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiş; TCK.nun 38/2. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına, noksan araştırmaya, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak:
TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine "TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise 2. fıkra gereğince cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" yazılmak suretiyle hükmün oybirliğiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA),
II- Sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanık müdafiinin, suçun sabit olmadığına, noksan araştırmaya, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak:
1- Katılanın zararının sanık tarafından soruşturma aşamasında ödenmesi için işlem yapıldığının anlaşılması karşısında, TCK.nun 245/5. maddesi delaletiyle aynı yasanın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), 24.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Cevapla