ÇİFTÇİ MALLARINI KORUMA ÜCRET ALACAĞI İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ADLİ YARGI YOLU • kararara.com


Forum ana sayfa İÇTİHAT PAYLAŞIM FORUMLARI Uyuşmazlık Mahkemesi Kararları Hukuk Bölümü ÇİFTÇİ MALLARINI KORUMA ÜCRET ALACAĞI İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ADLİ YARGI YOLU

ÇİFTÇİ MALLARINI KORUMA ÜCRET ALACAĞI İTİRAZIN İPTALİ DAVASI ADLİ YARGI YOLU


teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 16197






T.C.
UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ
HUKUK BÖLÜMÜ

ESAS NO : 2015 / 789
KARAR NO : 2015 / 804
KARAR TR : 30.11.2015
Davacı : Tez Köyü Muhtarlığı Tüzel Kişiliği adına K.K.
Davalı : O.Y.




O L A Y : Davacı dava dilekçesinde özetle; kendisinin köy muhtarı olduğunu, davalıya koruma ücretinden doğan 461.00 TL lik alacak için yapmış olduğu genel haciz yolu ile takibe davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu belirterek; davalının haksız olan itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle adli yargı yerinde dava açmıştır.

Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi: 31.03.2015 gün ve 2015/69 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı ile: “…Dava itirazın iptaline ilişkindir. Emirdağ İcra Müdürlüğü’nün 2015/56 E. sayılı dosyasıyla ilamsız takip yapıldığı, borçlunun takibe süresinde itiraz ettiği, davacının takibine konu takip alacağın 4081 ve 442 sayılı yasalara dayandığı, üstelik icra takip dosyasında alacağın dayanağı olarak amme alacağına ilişkin belgenin ibraz edildiği, bu haliyle dava konusunun amme alacağı olması, idari yargının alanına girdiği görülmekle, 6100 sayılı yasanın 114/1-b maddesi mucibince yargı yolu dava şartlarından olduğundan, mahkememizce re’sen ele alınarak görevsizlik kararı verilmiş” şeklindeki gerekçesi ile HMK 114/1-b maddesi gereğince davanın idari yargının görev alanına girdiğinden bahisle, mahkemelerinin görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiş, verilen karar tarafların temyiz etmemesi üzerine 02.07.2015 tarihinde kesinleşmiş, karara bu şekilde şerh edilmiştir.

Davacı vekili aynı gerekçelerle; Emirdağ İcra Müdürlüğünün 2015/56 Esas sayılı dosyasına borçlu/davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemle idari yargı yerinde dava açmıştır.

Afyonkarahisar İdare Mahkemesi: 17.09.2015 gün ve 2015/806 Esas sayılı kararı ile; “2004 sayılı Kanun’un İtirazın İptali başlıklı 67.maddesinde;"Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmü yer almaktadır.

İtirazın İptali davasının 2577 sayılı Kanunu’nun 2. maddesinde sayılan idari dava türleri arasında sayılmadığı gözetildiğinde, Emirdağ İcra Müdürlüğü'nün 2015/56 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemiyle açılan davanın adli yargı yerinde görüleceği açıktır.

2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanun'un 19. maddesinde; ‘Adli, idari, askeri yargı mercilerinden birisinin kesin veya kesinleşmiş görevsizlik kararı üzerine kendisine gelen bir davayı incelemeye başlayan veya incelemekte olan bir yargı mercii davada görevsizlik kararı veren merciin görevli olduğu kanısına varırsa, gerekçeli bir karar ile görevli merciin belirtilmesi için Uyuşmazlık Mahkemesine başvurur ve elindeki işin incelenmesini Uyuşmazlık Mahkemesinin karar vermesine değin erteler’ hükmü yer almaktadır.

Dava dosyasının incelenmesinden; davacı Tez Köyü Muhtarlığı adına Karani Koksal tarafından, davalının 460,00 TL koruma parası borcu nedeniyle Emirdağ İcra Müdürlüğü'nün 2015/56 Esas sayılı dosyasıyla hakkında başlatılan icra takibine itiraz edildiği, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemiyle Osman Yalaz'a karşı Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/69 esasına kayden açılan davada 31/03/2015 tarihli olarak görev ret kararı verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda değinilen mevzuat hükümleri uyarınca dava konusu uyuşmazlığın görüm ve çözümünde Adli Yargının görevli olduğu sonucuna varıldığından 2247 sayılı Kanun'un 19. maddesi gereğince iş bu davada görevli mahkemenin belirlenmesi amacıyla Uyuşmazlık Mahkemesi'ne başvurulması gerekmektedir.” şeklindeki gerekçesi ile davanın adli yargının görev alanına girdiğini belirterek, 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanun’un 19. maddesi hükümleri uyarınca görevli yargı merciinin belirlenmesi için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderilmesine, Uyuşmazlık Mahkemesi’nce karar verilinceye kadar davanın ertelenmesine karar vererek dosya Mahkememize gönderilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü’nün, Serdar ÖZGÜLDÜR’ün Başkanlığında, Üyeler: Ali ÇOLAK, Yusuf Ziyaattin CENİK, Alaittin Ali ÖĞÜŞ, Süleyman Hilmi AYDIN, Mehmet AKBULUT ve Yüksel DOĞAN’ın katılımlarıyla yapılan 30.11.2015 günlü toplantısında:

l-İLK İNCELEME:

Dosya üzerinden 2247 sayılı Yasa’nın 27. maddesi uyarınca yapılan incelemeye göre; idari ve adli yargı yerleri arasında 2247 sayılı Yasa’nın 19.maddesinde öngörülen biçimde görev uyuşmazlığı doğduğu, idari yargı dosyasının, son görevsizlik kararını veren mahkemece, adli yargı dosyası da temin edilmek suretiyle Uyuşmazlık Mahkemesi’ne gönderildiği ve usule ilişkin herhangi bir noksanlık bulunmadığı anlaşıldığından görev uyuşmazlığının esasının incelenmesine oy birliği ile karar verildi.

II-ESASIN İNCELENMESİ: Raportör-Hakim Birgül YİĞİT’in, davanın çözümünde adli yargının görevli olduğu yolundaki raporu ile dosyadaki belgeler okunduktan; ilgili Başsavcılarca görevlendirilen Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Uğurtan ALTUN ile Danıştay Savcısı Yakup BAL’ın adli yargının görevli olduğu yolundaki sözlü açıklamaları da dinlendikten sonra GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

Dava, davalı ile aynı köyden olan ve köyün muhtarı olan davacı tarafından, davalının 461,00 TL koruma parası borcu nedeniyle başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun “İlamsız takip” başlıklı Üçüncü Bap, 42-49. maddelerinde takip yöntemleri gösterilmiş; değişik 58. maddesinde, takip talebinin icra dairesine yazı ile veya sözlü olarak veya elektronik ortamda yapılacağına işaret edilmiş; değişik 60. maddesine göre, takip talebi üzerine icra müdürünce ödeme emri düzenleneceği ve 62-65. maddelerde itiraza ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, değişik 66. maddede, süresi içinde yapılan itirazın takibi durduracağı kurala bağlanmıştır.

İtiraz nedeniyle takibin durması üzerine alacaklıya, itirazın iptali için Yasada iki yola başvurma olanağı tanınmış olup, bunlardan birincisi, 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak, ikincisi ise 68, ek 68/a ve ek 68/b maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemektir.

İncelenen uyuşmazlıkta alacaklı konumundaki davacı tarafından, değişik 67. maddeye göre mahkemeye başvurmak suretiyle itirazın iptali davası açılmıştır.

Söz konusu 67. Madde (Değişik: 18/2/1965 - 538/37 md.), “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.

(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.

(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.)
Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır” hükümlerini taşımaktadır.

Anılan Yasanın değişik 1. maddesinin birinci fıkrasında, “Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur” denilmekte olup, yukarıda hükmü yazılı 67. maddede sözü edilen “mahkeme” ile, icra dairesinin bulunduğu yargı çevresi bakımından bağlı olduğu asliye mahkemesinin anlaşılması ve takip hukukuna özgü bulunan itirazın iptali davasının asliye mahkemesinde görülmesi gerektiği açıktır.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı” başlıklı 2. maddesinde, idari dava türleri: a)İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan iptal davaları, b)İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, c)Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar olarak sayılmıştır.

Bu duruma göre, İcra ve İflas Kanunu’nun değişik 67. maddesine göre açılan itirazın iptali davasının görüm ve çözümünde adli yargı yerinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı Kanun’un idari davaları düzenleyen 2. Maddesinde, idari işlem ve eylemlerden kaynaklı, idare aleyhine açılacak davaların düzenlenmiş olması ve mevcut dosyada davalı tarafta 4721 sayılı TMK’nın birinci kitap, birinci kısım, birinci bölüm’nde düzenlenen özel hukuk gerçek kişilerin bulunması karşısında, ortada idari yargı yetkisi kapsamında idareye karşı açılmış bir idari dava bulunduğundan söz etmek de olanaksızdır.

Açıklanan nedenlerle, Afyonkarahisar İdare Mahkemesi’nin başvurusunun kabulü ile Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31.03.2015 gün ve 2015/69 Esas, 2015/145 Karar sayılı görevsizlik kararının kaldırılması gerekmiştir.

S O N U Ç : Davanın çözümünde ADLİ YARGININ görevli olduğuna, bu nedenle Afyonkarahisar İdare Mahkemesi’nin BAŞVURUSUNUN KABULÜ ile Emirdağ Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 31.03.2015 gün ve 2015/69 Esas, 2015/145 Karar sayılı GÖREVSİZLİK KARARININ KALDIRILMASINA, 30.11.2015 gününde OY BİRLİĞİ İLE KESİN OLARAK karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM


  • POPULER KONULAR

Dön Hukuk Bölümü