Kiracının fesih sözleşmesi imzaladığı halde evden çıkmaması • kararara.com


Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Kira Hukuku Kiracının fesih sözleşmesi imzaladığı halde evden çıkmaması

Kiracının fesih sözleşmesi imzaladığı halde evden çıkmaması

Kira Sözleşmesi, Kira Süresi, Kira Bedeli, Alt Kira, Ürün Kirası, Tahliye Taahhütnamesi, Fesih İhbarı, Kira Artırımı, Kira Bedelinin Tespiti, Emlakçı ve Komisyoncu, Kat Mülkiyeti...

hukukseven1 Kıdemli (*) Üye

Mesajlar: 67






Merhaba iyi gunler
Öncelikle ilginiz ve değerli cevaplarınız için teşekkür ederim.
7 ay önce bir yıllık yapılan kira sözleşmesi var .
Kiracı ile kiraya veren aralarında karşılıklı anlaşarak evi teslim ettiğine anahtarı teslim ettiğine dair yazılı sözleşme yapılıp taraflar imzalıyor. Ancak kiracı bu sözleşmeden bir gün sonra evi teslim edeceğini söylüyor.
Evde kendine ait eşyasının olmadığını beyan ederek kiracılık hakkım kalmamıştır şeklinde yazı yazıp imzalıyor ve boş tarihli tahliye taahhutnamesi veriyor. Ancak bu fesih sözleşmesi olmasına rağmen çıkmam diyor.
Şimdi burada hiç mahkemeye başvuru yapılmadan evden bu sözleşmeye dayanarak çıkarma imkanı var mı en kısa sürede.
Saygılarımla



teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 16822


hukukseven1 yazdı:
Merhaba iyi gunler
Öncelikle ilginiz ve değerli cevaplarınız için teşekkür ederim.
7 ay önce bir yıllık yapılan kira sözleşmesi var .
Kiracı ile kiraya veren aralarında karşılıklı anlaşarak evi teslim ettiğine anahtarı teslim ettiğine dair yazılı sözleşme yapılıp taraflar imzalıyor. Ancak kiracı bu sözleşmeden bir gün sonra evi teslim edeceğini söylüyor.
Evde kendine ait eşyasının olmadığını beyan ederek kiracılık hakkım kalmamıştır şeklinde yazı yazıp imzalıyor ve boş tarihli tahliye taahhutnamesi veriyor. Ancak bu fesih sözleşmesi olmasına rağmen çıkmam diyor.
Şimdi burada hiç mahkemeye başvuru yapılmadan evden bu sözleşmeye dayanarak çıkarma imkanı var mı en kısa sürede.
Saygılarımla



Fuzuli işgal hali, bir kimsenin, taşınmazın malikinin izni/rızası olmadan bu taşınmazı işgal etmesi ya da henüz boşaltılmamış yahut sair suretle boşalmış damlı bir yapıya yine kendiliğinden girmesi durumu olarak ifade edilmektedir.

Fuzuli işgali gerçekleştirenlere fuzuli şagil denilmektedir. Fuzuli şagillere, işgalleri sebebiyle sulh hukuk mahekemelerinde tahliye davası açılabilmektedir; fakat bunun dışında ve öncesinde tecavüz ya da müdahalenin yapıldığının öğrenildiği tarihten itibaren 60 gün içerisinde yetkili idari makama başvurulmasında fayda bulunmaktadır. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunulamaz.

Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanunun Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik madde16: “Taşınmaz malın merkez ilçesi sınırları içinde bulunması halinde vali veya görevlendireceği vali yardımcısı, ilçelerde bulunması halinde ise kaymakamlar tecavüz veya müdahalenin önlenmesine karar vermeye yetkilidirler. Vali, bu yetkisini vali yardımcılarından ancak birine devredebilir. Valinin bu konuda vali yardımcısına yetki vermesi, gerek gördüğünde bizzat karar vermesine engel değildir. Valinin yetkisini devretmesi halinde durum vali yardımcıları arasında yapılacak görev bölümünde belirtilir.”

Kiralanan taşınmazın, kiracı tarafından başkasına kiraya verilmesi veya kiracının kiracılık hakkını devretmesi gibi haller Türk Borçlar Kanunu’nda özel olarak düzenlenmiştir. Kiracının terk ettiği taşınmazı başkasına herhangi bir sebeple işgal ettirmesi de yasaklanmıştır. Bu anlamda daha önceki kiracı taşınmazı alt kiraya verdiyse ve artık kiracı değilse veya kira sözleşmesinde kararlaştırılanın aksine bir alt kira durumu mevcutsa alt kiraya verilen kişi fuzuli şagil olmaktadır. Belirtilen yasaklara aykırı davranılmışsa da taşınmazı herhangi bir sebeple işgal edenler hakkında bir ihtarat yapılmasına gerek olmaksızın sulh hukuk mahkemelerinde tahliye davası açılabilmektedir.
.




T.C
YARGITAY
1. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2012/14613
KARAR NO:2013/3382
KARAR TARİHİ:07.03.2013


“Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde düzenlendiği üzere, bir şeye malik olan kimse hukuk düzeninin sınırları içinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava edebilir. Somut olaya gelince; Mahkemece, davacının, davalı tarafla arasında bir kira ilişkisinin olduğunu dolaylı olarak kabul ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki; davalılar tarafından yapılmış bir kiracılık savunması bulunmadığı gibi, davalı Zilfiye’nin 03.02.2011 tarihili oturumda vermiş olduğu savunmasında açıkça davacı ile arasında bir kira sözleşmesinin bulunmadığını, eski maliklerin rızası ve acımaları sebebi ile taşınmazda oturduğunu ikrar ettiği görülmektedir. O halde; davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekir.”


T.C.
YARGITAY
6.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2005/11033
KARAR NO: 2005/12240
KARAR TARİHİ: 27.12.2005


ÖZET: 6570 Sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasanın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı veya fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede verilecek süre uygun bir süre olmalıdır. Davalı kiralananda kiracının vekili ya da temsilcisi olarak değil bizzat kendi adına iş yapmaktadır. Kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almayan davalının kiralanandaki konumu fuzuli şagildir. Yukarda açıklandığı üzere fuzuli işgal nedeniyle açılacak tahliye davasının kiracıya yöneltilmesi gerekmez.

(6570 S. K. m. 12)

Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Karar: Uyuşmazlık, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili, dava dilekçesinde, H. isimli şahsın kiralananda 10.04.2003 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, ancak mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte taşınmazda <E. Kot Galerisi> adıyla faaliyet gösteren iş yerinin davalı A. adına kayıtlı olduğunun saptandığını, perakende satış fişinin de B. adına olduğunun tespit edildiğini, kiralananın kiracı dışında bir şahıs tarafından işletildiğini belirterek, davalının fuzuli işgal nedeniyle kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.

Davalı, kira sözleşmesini ağabeyi olan H.'ın yaptığını ancak dükkânı birlikte işlettiklerini, kiracının yurt dışına çıkma durumu olduğundan resmi kayıtların kendisi adına yapıldığını, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

6570 Sayılı Yasa kapsamına giren yerler için Yasanın 12. maddesi gereğince kiracı veya fuzuli şagil hakkında akde aykırılıktan dava açılabilir. Kiracı veya fuzuli şagil hakkında aralarında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığından ayrı ayrı dava açılabileceği gibi birlikte davalı gösterilmek suretiyle de kiralanandan tahliyeleri istenebilir. Kiracının tahliyesi için daha önce kendisine süreli bir ihtarın tebliğ edilmesi, verilecek süre içerisinde kiralananın akde uygun hale getirilmesinin istenmesi ve bu ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Kiralayan tarafından kiracıya tebliğ ettirilecek ihtarnamede verilecek süre uygun bir süre olmalıdır. Fuzuli şagil hakkında açılacak davada kendisine önceden ihtar gönderilmesi koşulu aranmaz.

Olayımıza gelince; dava konusu edilen kiralanan davacı tarafından 10.04.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi ile dava dışı H.'a kiralanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde kiralanan yerin kiralayanın yazılı izni olmadan başkasına devredilemeyeceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından E. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/119-120 D. İş sayılı dosyası ile 22.04.2005 tarihinde yaptırılan tespitte ise <E. Kot Galeri> ismiyle konfeksiyon işi yapılan kiralananda vergi levhasının davalı A. adına olduğu satış fişinin de yine dava dışı B. adına düzenlendiği saptanmıştır. Davalı kiralananda kiracının vekili ya da temsilcisi olarak değil bizzat kendi adına iş yapmaktadır. Vergi levhasının kendi adına olması da bu hususu doğrulamaktadır. Kira sözleşmesinde kiracı olarak yer almayan davalının kiralanandaki konumu fuzuli şagildir. Yukarda açıklandığı üzere fuzuli işgal nedeniyle açılacak tahliye davasının kiracıya yöneltilmesi gerekmez. Mahkemece davanın kabulüyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K. 'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.12.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM

hukukseven1 Kıdemli (*) Üye

Mesajlar: 67


Ilginize çok teşekkür ederim
Yani bu durumda direk sulh hukuk mahkemesinde fesih sözleşmesi ve tarihi olmayan taahhütname ile kısa sürede yani ihtara gerek olmadan bir hafta içind e falan çıkarılabilir olduğunu anladım doğru mu acaba
Saygılarımla



teoman Kullanıcı avatarı
Global Moderatör

Mesajlar: 16822


3091 SAYILI TAŞINMAZ MAL ZİLYETLİĞİNE YAPILAN TECAVÜZ VE MÜDAHALELERE İLİŞKİN BAŞVURULAR

BAŞVURU KOŞULLARI
1. Taşınmaz mala yapılan tecavüz ve müdahalelenin önlenmesi için Kaymakamlık Makamına başvurmaya o taşınmaz malın zilyedi yetkilidir.
2. Başvurular Kamu İdareleri, Kamu kurumları ve kamu kuruluşları ile tüzel kişilerin yetkilisi tarafından yapılır.
3. Başvurular Kaymakamlara bizzat veya kanuni temsilcileri tarafından yapılır.

GEREKLİ BELGELER
1. Başvurunun dilekçesi (Kaymakamlık Yazı İşleri Müdürlüğünden temin edilebilir.)
2. Gayrimenkule ait tapu örneği
3. Memur harcırah makbuzları (Beşiktaş Mal Müdürlüğü veznesine yatırılıcaktır.)

AÇIKLAMALAR
Fuzuli İşgal: Bir taşınmazı, sahibinin izni ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle bir taşınmazın maliki ve onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselere hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangi bir suretli boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratılarak kendiliğinden girme durumudur.
1. Konut, dükkan, depo, ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi, taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır
2. Yetkililerin tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Ancak, tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makama başvuruda bulunulamaz.
3. Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri durduramaz.
4. Başvuru şikayetçi lehine sonuçlanırsa, masraflar karşı taraftan (gerekirse icra yolu ile) tahsil edilir.
5. Başvuru şikayetçi aleyhine sonuçlanırsa, masraflar kendi üzerinde kalır.




TAŞINMAZ MALLARA TECAVÜZ BAŞVURULARI
3091 SAYILI KANUN UYGULAMASI
Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkındaki 3091 Sayılı Kanun’un Uygulama Şekli ve Esaslarına Dair Yönetmelik hükümlerine göre aşağıdaki olay ve durumlar 3091 Sayılı Kanunun uygulamasında taşınmaz mala tecavi veya müdahale sayılır:
a) Bahçe, tarla ve arsa gibi arazi üzerinden devamlı olarak gelip geçmek suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak,
b) Ekim ve dikimde bulunmak
c) Bir hak iddia ederek tarla veya bahçedeki mahsulü biçmek, toplamak,
d) Başkasının taşınmaz malına taş, toprak, ağaç, güb ve benzeri şeyleri bırakmak suretiyle zilyedin taşınmazdan istifade etmesine engel olmak,
e) Sulama veya içme sularından, su kuyularından, sarnıçlardan, su yollarından, su borularından ve arklarından yararlanmayı engellemek,
f) Başkasının arazisi üzerinde su geçirmek üzere ark açmak,
g) Temel açmak, hendek kazmak, bina yapmak,
h) Yukarıda sayılanlara benzer diğer davranışlarda bulunmak.

Müşterek veya İştirak Halinde Mülkiyetten Doğan Zilyetlik:
Bir taşınmaz mal üzerinde birden fazla kişilerin bir arada zilyet oldukları müşterek veya iştirak halinde mülkiyet hallerinde, yani anlaşmazlığa düşenlerin taşınmazda hissedar olmaları halinde, o taşınmazı fiilen tasarruf edenin zilyetliğinin hem diğer hissedarlara, hemde üçüncü şahıslara karşı korunması esastır. Bu gibi durumlarda (müşterek hissedarlıktan ) söz edilerek 3091 sayılı Kanunun olaya uygulanmaması yoluna gidilemez. Taşınmazın miras yoluyla birden çok mirasçıya kalması halinde de bu kanuna veya müdahalenin önlenmesi ile ilgili başvurular kabul edilir ve eylemli olarak zilyetliklerini hem diğer mirasçılara hem de üçüncü şahıslara karşı korunur.

TAŞINMAZ MALLARA TECAVÜZ BAŞVURULARI
Ortaklık ve Kira Sözleşmesi:
Taşınmaz mal üzerindeki anlaşmazlığın ortaklıktan ve kira sözleşmesinden kaynaklanmış olması idarenin taşınmaza eylemli olarak kimin veya kimlerin zilyet olduklarını araştırarak karar vermesine engel değildir. Ortaklığın veya kira sözleşmesinin sona erip ermediği, bulunduğu aşamada geçerli olup olmadığı adli yargının çözümleyeceği üstün hak iddiası niteliğindedir.

Damlı yapı ve Fuzuli İşgal:
Konut, dükkan, depo, ahır gibi damlı yapılarda bu Kanunun uygulanabilmesi, taşınmazın fuzulen işgal edilmiş olmasına bağlıdır.

Fuzuli İşgal:
Bir taşınmazı, sahibinin izin ve rızası olmayarak işgal etme, başka bir deyişle; bir taşınmazın maliki veya onun yerine bu konuda işlem yapmaya yetkili vekil veya mümessil gibi kimselerle hukuki bir bağlantı kurmadan rıza dışı, henüz boşaltılmamış veya herhangibir suretle boşalan damlı bir yapıya, eylemli bir durum yaratarak kendiliğinden girme durumudur.

Başvuru:
Taşınmaz mala yapılan tecavüz veya müdahalenin önlenmesi için yetkili makamlara başvurmaya o taşınmaz malın zilyedi yetkilidir. Zilyet birden fazla ise içlerinden birinin başvurması yeterlidir.Kamu idareleri, kamu kurumları ve kamu kuruluşları tüzel kişilerin başvuruları, taşınmaz malın ait olduğu idare, kurum, kuruluş veya tüzel kişinin yetkilisi tarafından yapılır.Köye ait taşınmaz mallara yapılan tecavüz veya müdahalelerde, köy halkından herhangi biri de yetkili makama başvurabilir.Başvurular bir dilekçe ile merkez ilçelerde Valiliklere, İlçelerde Kaymakamlıklara bizzat veya kanuni temsilcileri tarafından yapılır. Kan hısımları ile sıhri hısımlar tarafından zilyet adına yapılan başvurular işleme konulmaz.Posta ile yapılan başvurular üzerine, başvurunun kanuni süresi içinde bizzat veya kanuni temsilcisi tarafından yapılması gerektiği başvuru sahibine yazılı olarak duyurulur.

TAŞINMAZ MALLARA TECAVÜZ BAŞVURULARI
Başvuruda Bulunma Süresi:
Yetkililerin tecavüz veya müdahalenin yapıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 60 gün içinde idari makama başvuruda bulunmaları gerekmektedir. Ancak tecavüz veya müdahalenin oluşundan itibaren bir yıl geçtikten sonra bu makamlara başvuruda bulunamaz.Posta ile yapılan başvurular, başvuru için Kanunun öngördüğü süreleri durdurmaz.Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle menfaati umuma ait olan taşınmaz mallara bu Kanunun yürürlüğe girdiği 15/12/1984 tarihinden sonra yapılan tecavüz veya müdahalelerde başvuru için süre aranmaz.


HAYATTA KÜÇÜMSEME HİÇBİR KİMSEYİ NOKTA DA KÜÇÜKTÜR AMA BİTİRİR CÜMLEYİ.

WWW.KARARARA.COM



  • POPULER KONULAR

Dön Kira Hukuku