KÖY SENEDİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL • kararara.com


Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI Miras Hukuku KÖY SENEDİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL

KÖY SENEDİNE DAYALI TAPU İPTALİ VE TESCİL

Miras, Kanuni Mirasçılar, Veraset İlamı, Muris Muvazaası, Vasiyet, Miras Sözleşmesi, Reddi Miras, Saklı Pay, Tasarrufun İptali, Iskat, Tasarruf Nisabı, Tereke...

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 26571







Ahmet4646 yazdı:
Kolay gelsin arkadaşlar. Size bi sorum olacaktı. Şimdi bizim dededen kalma köy senedi var 1968 senesinden kardeşinden almış burayı . Tapu kadastro 1985 yılında geçiyor. Noterde bunun aslıda var noter huzurunda yapılmış. Biz bu köy senedinin yeni bulduk ve Hazine adına gözüküyor buralar. Şimdi bizim ne yapmamız lazım uğraşsak değer mi acaba? Şimdiden teşekkür ediyorum cevaplarınız için.


YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
2016/20481 E.
2016/16240 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu iptali


... ile ..... Muhtarlığı ve dahili davalı ... aralarındaki tapu iptali davasının reddine dair ..... .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen ....04.2013 gün ve 223/398 sayılı hükmün ...'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili; müvekkilinin ....03.1985 tarihinde ......'dan köy senedi ile satın aldığı taşınmazı nizasız, fasılasız malik sıfatı ile kullandığını, maliki evvelle birlikte zilyetliğinin 60 seneyi aşkın bir süredir devam ettiğini, tapusuz olan taşınmazın bir kısmına davalı Köy Muhtarlığı'nın ihtilaf yarattığını, bu nedenle ........ ....Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/37 Esas sayılı davasının açıldığını, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna göre ... parça halinde toplam ....029,... m2 alanın davalı Köy Muhtarlığı adına tapuya tescil edildiğini, tescilin yargı kararı ile değil idari işlemle yapıldığını açıklayarak ....03.2011 tarihli bilirkişi raporu ve krokisinde gösterilen A,B,C,D,E,F,G,H ile işaretli kısımların davalı Köy Tüzel Kişiliği adına olan tapudan iptal edilmesine ve idari krokinin de bu kısımlar çıkartılmak suretiyle düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Köy Tüzel Kişiliği, davanın reddini talep etmiştir.

Dahili davalı ... vekili, davaya dahil edilmesi kararına itiraz ettiğini belirtmiştir.

Mahkemece; davada idari yargının görevli olması sebebi ile görevsizlik kararı verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kazandırıcı zamanaşımına dayalı zilyetlikten doğan tapusuz taşınmazın tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece; 3367 sayılı Kanun'un uygulamasına ilişkin Yönetmeliğin ... inci maddesi uyarınca taşınmazların tescil edildiği, söz konusu işlemin idari işlem olduğu belirtilerek, idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.

Şöyle ki; talep, idari işlemin iptaline ilişkin olmayıp, mülkiyet ve zilyetlik hakkına dayalı, öncesi tapusuz olan, ancak sonradan idari yolla tapu siciline tescil edilen tapu kaydının iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Bu açıklamaya göre; yargılama yeri adliye mahkemeleridir. Ne var ki; dosya içeriğine göre tescile konu taşınmazın bulunduğu bölgede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na göre kadastro çalışmasının yapıldığı, 177 ada ... parsel, 178 ada ..., ... ve ... parsel, 179 ada ... parsel, 198 ada ... parsel numaraları ile kadastro tutanaklarının düzenlendiği ve söz konusu tutanak ve tapu kayıtlarının gönderildiği görülmüştür.

3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27/.... maddesi uyarınca bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile genel mahkemelerin görevi sona erer ve dosya resen Kadastro Mahkemesi'ne gönderilir.

Tüm bu açıklamalara göre, mahkemece adli yargı kolu içinde kalmak üzere dava dosyasının görevsizlikle yetkili Kadastro Mahkemesi'ne gönderilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile İdare Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-..., ..., ... ve .... bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, ...,... TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 28.....2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 26571



YARGITAY 8. Hukuk Dairesi
2016/12634 E.
2017/338 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil


Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacılar vekili, davacı ...'ın dava konusu ... ve ... parsel sayılı taşınmazları bir kısım davalıların mirasbırakanı ... 'den 01.03.1978 tarihli köy senedi ile, ... parsel sayılı taşınmazı bir kısım davalıların mirasbırakanı ... 'dan 25.04.1973 tarihli köy senedi ile, davacı ...'in ise dava konusu 2093 parsel sayılı taşınmazı bir kısım davalıların mirasbırakanı ...'den 13.10.1995 tarihli köy senedi ile haricen satın aldığını, o günden beri taşınmazlara davacıların zilyet olduğunu ileri sürerek anılan parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile 2168,2181 ve 2185 sayılı parsellerin davacı ... adına, 2093 sayılı parselin davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.


Mahkemece, dava konusu taşınmazların tapulu olduğu, ayrıca harici satış senetlerinin hangi taşınmazları kapsadığının anlaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, harici satın alma ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal sebeplerine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dava konusu ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazların geldisi olan ... parsel ile dava konusu ... parsel sayılı taşınmazın geldisi olan ... parsel sayılı taşınmazların 19.01.1972 tarihinde yapılan kadastro çalışmalarında 02.07.1957 tarih 6 sıra nolu tapu kaydının uygulanması sonucu dava dışı gerçek kişiler adına tespit edildiği, Kadastro Mahkemesinde dava açılması üzerine anılan tutanakların kesinleşmediği, Kadastro Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında kadastro çalışmalarında anılan parsellere revizyon gören tapu kaydının zemine uygulandığı, Kadastro Mahkemesince ... ve ... numaralı parsellere revizyon gören tapu kaydının gayri sabit hudutlu olup miktar fazlasının zilyetlikle kazanabileceğinden hareketle tespite itiraz edenler lehine hüküm tesis edildiği, eldeki davanın konusu 2168, 2181,2185 ve 2093 numaralı parsellerin bu yolla ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardan ifraz ile meydana geldiği, buna göre dava konusu parsellerin kadastro çalışmaları sırasında uygulanan tapu kaydı kapsamında kalmadıkları anlaşılmıştır.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda açıklandığı üzere dava konusu parsellerin tapuya kayıtlı bulunan yerlerden olmadığının kabulü gerekmektedir. Tapusuz taşınmazların satış ve devrinin her türlü delille kanıtlanması mümkündür.

Mahkemece yapılacak iş; davacılar 01.03.1978 ve 13.10.1995 tarihli köy senetleri ile taşınmazları haricen satın aldıkları iddiasında bulunduklarına göre, anılan senetlerin yeniden yapılacak keşifte, aynı köyden seçilecek yaşlı ve tarafsız mahalli bilirkişilerce zemine uygulanmaya çalışılması, taraf tanıklarının her bir dava konusu taşınmaz başında dinlenerek, taşınmazların kimden kime ne şekilde intikal ettiği, halen kimin zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, davacıların hangi taşınmazları hangi biçimde ve hangi tarihte satın aldıkları, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullandıkları hususlarının açıklığa kavuşturulması, tanık beyanları arasında çelişki görüldüğü takdirde tanıklar yüzleştirilmek suretiyle çelişkinin giderilmeye çalışılması, ondan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken Mahkemece yazılı şekilde eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:
Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 17.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.

Önceki


  • POPULER KONULAR

Dön Miras Hukuku