İdarenin yanlış uygulamasından kaynaklanan zararın tazmini hakkında • kararara.com


Forum ana sayfa EMSAL KARAR TALEP FORUMLARI İdare ve Vergi Hukuku İdarenin yanlış uygulamasından kaynaklanan zararın tazmini hakkında

İdarenin yanlış uygulamasından kaynaklanan zararın tazmini hakkında

İdare, Devlet Memurluğu, Disiplin Suç ve Cezaları, Yolluk, Özlük Hakları, Atama, Tayin, İptal ve Tam Yargı Davaları, İdarenin Sorumluluğu, Kamu Maliyesi ve Vergiler...

mehmetalikavaloğlu Site Üyesi

Mesajlar: 1






... BELEDİYESİ İMAR ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜNÜN YANLIŞ UYGULAMASINDAN KAYNAKLANAN MÜKİYET HAKKI KAYBININ GİDERİLMESİ


İstanbul ... Mahallesi 651 Ada 167 Pafta 13 parsel 93 m2 Bahçeli tek katlı 1965 yılında cins tashihiyle kargır Ev niteliğindeki Taşınmazın 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı kimlik 42265 nolu yığma taşınmazı konut + işyeri olarak kullandığımdan riskli yapıyı yenileme zaruriyeti doğmuştur.

...Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğününe 20.11.2012 tarih ve 1789681 sayılı dilekçeyle İmar durumunun düzenlenmesini istedim.

Ancak söz konusu 13 parselin büyük bir kısmı Yolda kaldığından mer’i plan şartlarında yapılaşmaya müsait değildir. ...Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından 26.12.2012 tarihli İmar durumu belgesine göre 13 ve 20 parsellerin TEVHİT edilmesi halinde geçerli İmar durumu belgesi düzenlenmiştir.
Düzenlenen İmar durumu belgesine göre ...Belediye Başkanlığı 1/1000 ölçekli 18/12/2012 TARİHLİ VE 1789681 SAYILI MÜDÜRLÜK ONAYINA GÖRE DÜZENLENEN İmar Durum Belgesinde MÜDÜRLÜK ONAYI 13 VE 20 PARSELİN TEVHİDİ HALİNDE GEÇERLİDİR.
Tevhit ve Yola terk işlemlerini yapılması için ...9.Noterliğ 1751 yev. nolu Vekâletnamemize istinaden Harita Mühendisliği tarafından İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne 86/3345 sayılı Dilekçede de 167 pafta 651 ada 13 ve 20 parsellerin tevhid ve yola terk işleminin yapılması istenmiştir.

İMAR DURUM BELGESİNE VE DİLEKÇEYE GÖRE ÖNCELİKLE TEVHİT YAPILARAK AŞAĞIDAKİ GİBİ HAMUR KURALI UYGULANMALIYDI !
BÖYLECE MÜLKİYET HAK KAYBI OLUŞMAYACAKTI.

AŞAĞIDAKİ HAMUR KURALI UYGULANSAYDI
Bununla birlikte çoğu zaman hamur kuralı uygulaması ile şehircilik amaçlı ve planlama faaliyeti olarak kullanılan bir imar aracıdır. Hamur kuralı, bir imar planının uygulanmasına müsait ortam oluşturmak amacıyla, alanda var olan mülkiyet dağılımını bir potada eriterek, tespit edilmiş olan mülkiyet oranına göre tekrar alana uygulamak suretiyle arsa üretmektir.
Kanunlarda bir tanımlama yer almamasına karşın hamur kuralının unsurları ve şartları İ.K’nun 18. maddesinde sıralanmaktadır. 18. maddenin 1. fıkrasında, Arazi ve arsa düzenlemesi yapılan yerlerde, belediye veya valiliklerin arazi ve arsa sahipleri veya hak sahiplerinin muvafakatleri aranmaksızın birleştirme (tevhit),ayırma (ifraz) yapmaya ve re’sen tescil işlemi yapmaya yetkili olduğu ifade edilmektedir. Bu hükümde, açıkça hamur kuralı ile ilgili düzenlemede yer almaktadır

...BELEDİYE BAŞKANLIĞI İmar ve şehircilik Müdürlüğü ve Encümen Şefliği 26/02/2013 tarihli 16/4 Nolu Kararında
ÖNERİ : 14/02/2013 Tarih 1835727 sayılı dilekçe ve ekli folyelerde kısmen yola terkleri ve tevhidi istenen ...ilçesi ...mahallesi 167 pafta 651 ada 13 ve 20 parseller için Durum Bürosu tarafından hazırlanan 26/12/2012 tarih 1789681 sayılı imar durumunda anılan yer 11/05/2006 t.t.li 1/1000 ölçekli ...Merkez E-5 (D100) Otoyolu ara bölgesi Uygulama İmar Planı ve plan notları ile lejant tadillerinde KONUT alanında kalmaktadır. Yapılanma şartları KONUT + TİCARET Alanı H.MAX 12,50 BLOK NİZAM MAX:KAKS :2,07 İmar planı
Talep edilen işlem 3194 imar kanununa göre incelenmiş olup mer’i imar planı İstanbul İmar Yönetmeliği, İmar mevzuatına uygunluğu tespit edilmiştir. Denilmekte ?
Söz konusu Bostancı Mahallesi, 167 pafta 651 ada,13 parselin A ile gösterilen kısmının bila bedel yola terk edilmesi, aynı ada 20 parselin B ile gösterilen kısmının bila bedel yola terk edilmelerinden sonra kalan 13 ve 20 parseller tevhid edilecek C parseli olması işlemlerinin gerçekleşmesi için imar kanunun 15.16. maddesine göre gerekli incelemenin yapılarak karar alınması ile ilgili imar ve şehircilik müdürlüğünün 20/02/2013 tarih 1835727 sayılı teklifi ve ekli dosya tetkik edildi.
İmar Kanununun 3194 sayılı imar kanununa göre 15.16 maddesine göre incelenmesine rağmen NEDEN ÖNCELİKLE Bila Bedel yola terk işlemi gerçekleştiriliyor. Sonrasında MÜLKİYET HAK KAYBINA UĞRANIYOR.

İMAR ve ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜNÜN 20/02/2013 tarih 1835727 sayılı teklifi ve ekli dosya tetkik ediliyor da KARAR OLARAK -Bostancı mah 167 pafta,651 ada,13 parselin 93 m2 İKEN A ile gösterilen kısmının 3194 sayılı yasanın 15.16.maddeleri uyarınca 89,08 m2’lik kısmı bila bedel yola terk edilmesiyle 3,92 m2 düşürülerek % 95,78 MÜLKİYET HAKKI KAYBI uğramış bulunmaktayım.aynı adadaki 20 parselin B ile gösterilen kısmının 79,35 m2 % 21’lik kısmı bila bedel yola terk edilmesinden sonra kalan 297,65 m2’si 13 ve 20 parsellerin tevhit edilerek C parseli olmasının kabulüyle 301,57 m2 gereği için evrakın Belediye Encümeninin 26/02/2013 tarihli toplantısında oy birliğiyle karar verilmiştir.
İmar planlarıyla oluşturulan 1/1000 ölçekli uygulama İmar planlarında, mevcut köşe kırığıyla birlikte uygulama imar planında ön görülen yola terkler, kamulaştırma yapılmaksızın ve bir bedel ödenmeksizin mülkiyet sahiplerinin Belediye organları tarafından kamu gücü kullanılarak tek yanlı biçimde ORANTISIZ % 95,78 payımın yola terk ettirilmesi işlemi ile anılan yasa uyarınca yapılan uygulamadan kaynaklanan zararın tazminine ilişkin çözümün bulunması gerekir iken bedelsiz terke zorlanması ve bu uygulamanın binlerce mülkiyet sahibinin muhatap olması hukuken kabul edilemez”

5. Tevhit Halinde Hisse Miktarlarının Belirlenmesi
Tevhit edilen parsellerin malikleri birleşerek oluşan parselde hissedar olur. Hisselerin tevhit edilen parsellerin yüzölçümü ile orantılı verilmesi gerekir. Birleşen parsellerde hisseli mülkiyet varsa, hisselerine kaç metrekare tekabül ettiği belirlenerek yeni oluşan parselde aynı metrekare isabet edecek şekilde hisse verilir.
Bir hissedara hiçbir şekilde eski parseldeki metrekareden daha çok metrekare isabet edecek şekilde hisse verilemez. Yola yeşil alana terk edilen yer varsa bu kısım düşüldükten sonra hisselendirme yapılır.


Yukarıdaki bahse konu Hususlardan dolayı Bostancı mah 167 pafta,651 ada,13 parselin 93 m2 taşınmazın İmar durumu belgesine göre ...Belediye Başkanlığı 1/1000 ölçekli 18/12/2012 TARİHLİ VE 1789681 Sayılı MÜDÜRLÜK ONAYINA GÖRE DÜZENLENEN İmar Durum Belgesinde MÜDÜRLÜK ONAYI 13 VE 20 PARSELİN TEVHİDİ HALİNDE Geçerli olması açık ve net olarak belirtilmesine rağmen İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 20/02/2013 tarih 1835727 sayılı teklifi % 95,78 bila bedel ORAN ve ORANTISIZ Yola Terk yapılmıştır.
AYNI Adadaki tevhit edilmesi istenen 377 m2’den bila bedel 79,35 m2’lik % 21’lik kısmı yola terk edilmesinden sonra kalan 297,65 m2’kalmıştır.Buradan da anlaşılacağı üzere bila bedel ORAN ve ORANTISIZ Yola Terk yapılmıştır.

...Belediye Başkanlığı 1/1000 ölçekli 18/12/2012 TARİHLİ VE 1789681 SAYILI MÜDÜRLÜK ONAYINA GÖRE DÜZENLENEN İmar Durum Belgesinde MÜDÜRLÜK ONAYI 13 VE 20 PARSELİN TEVHİDİ HALİNDE GEÇERLİ İmar uygulaması neticesinde kamu gücü kullanılarak tek yanlı biçimde % 95,78 payının fazladan yola terk ettirilmesi işlemi ile anılan yasa uyarınca yapılan uygulamadan kaynaklanan zararın tazminine ilişkin dava tarihindeki değeri olan ……………yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle dava açılmasını istemiyle dava açmak yerinde midir.?
Veya İdarenin yanlış uygulaması sonucu zararım tazmin edilir mi ?



admin Kullanıcı avatarı
Site Yöneticisi

Mesajlar: 26571



mehmetalikavaloğlu yazdı:
... BELEDİYESİ İMAR ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜNÜN YANLIŞ UYGULAMASINDAN KAYNAKLANAN MÜKİYET HAKKI KAYBININ GİDERİLMESİ


İstanbul ... Mahallesi 651 Ada 167 Pafta 13 parsel 93 m2 Bahçeli tek katlı 1965 yılında cins tashihiyle kargır Ev niteliğindeki Taşınmazın 6306 sayılı yasa kapsamında riskli yapı kimlik 42265 nolu yığma taşınmazı konut + işyeri olarak kullandığımdan riskli yapıyı yenileme zaruriyeti doğmuştur.

...Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğününe 20.11.2012 tarih ve 1789681 sayılı dilekçeyle İmar durumunun düzenlenmesini istedim.

Ancak söz konusu 13 parselin büyük bir kısmı Yolda kaldığından mer’i plan şartlarında yapılaşmaya müsait değildir. ...Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğü tarafından 26.12.2012 tarihli İmar durumu belgesine göre 13 ve 20 parsellerin TEVHİT edilmesi halinde geçerli İmar durumu belgesi düzenlenmiştir.
Düzenlenen İmar durumu belgesine göre ...Belediye Başkanlığı 1/1000 ölçekli 18/12/2012 TARİHLİ VE 1789681 SAYILI MÜDÜRLÜK ONAYINA GÖRE DÜZENLENEN İmar Durum Belgesinde MÜDÜRLÜK ONAYI 13 VE 20 PARSELİN TEVHİDİ HALİNDE GEÇERLİDİR.
Tevhit ve Yola terk işlemlerini yapılması için ...9.Noterliğ 1751 yev. nolu Vekâletnamemize istinaden Harita Mühendisliği tarafından İmar ve Şehircilik Müdürlüğüne 86/3345 sayılı Dilekçede de 167 pafta 651 ada 13 ve 20 parsellerin tevhid ve yola terk işleminin yapılması istenmiştir.

İMAR DURUM BELGESİNE VE DİLEKÇEYE GÖRE ÖNCELİKLE TEVHİT YAPILARAK AŞAĞIDAKİ GİBİ HAMUR KURALI UYGULANMALIYDI !
BÖYLECE MÜLKİYET HAK KAYBI OLUŞMAYACAKTI.

AŞAĞIDAKİ HAMUR KURALI UYGULANSAYDI
Bununla birlikte çoğu zaman hamur kuralı uygulaması ile şehircilik amaçlı ve planlama faaliyeti olarak kullanılan bir imar aracıdır. Hamur kuralı, bir imar planının uygulanmasına müsait ortam oluşturmak amacıyla, alanda var olan mülkiyet dağılımını bir potada eriterek, tespit edilmiş olan mülkiyet oranına göre tekrar alana uygulamak suretiyle arsa üretmektir.
Kanunlarda bir tanımlama yer almamasına karşın hamur kuralının unsurları ve şartları İ.K’nun 18. maddesinde sıralanmaktadır. 18. maddenin 1. fıkrasında, Arazi ve arsa düzenlemesi yapılan yerlerde, belediye veya valiliklerin arazi ve arsa sahipleri veya hak sahiplerinin muvafakatleri aranmaksızın birleştirme (tevhit),ayırma (ifraz) yapmaya ve re’sen tescil işlemi yapmaya yetkili olduğu ifade edilmektedir. Bu hükümde, açıkça hamur kuralı ile ilgili düzenlemede yer almaktadır

...BELEDİYE BAŞKANLIĞI İmar ve şehircilik Müdürlüğü ve Encümen Şefliği 26/02/2013 tarihli 16/4 Nolu Kararında
ÖNERİ : 14/02/2013 Tarih 1835727 sayılı dilekçe ve ekli folyelerde kısmen yola terkleri ve tevhidi istenen ...ilçesi ...mahallesi 167 pafta 651 ada 13 ve 20 parseller için Durum Bürosu tarafından hazırlanan 26/12/2012 tarih 1789681 sayılı imar durumunda anılan yer 11/05/2006 t.t.li 1/1000 ölçekli ...Merkez E-5 (D100) Otoyolu ara bölgesi Uygulama İmar Planı ve plan notları ile lejant tadillerinde KONUT alanında kalmaktadır. Yapılanma şartları KONUT + TİCARET Alanı H.MAX 12,50 BLOK NİZAM MAX:KAKS :2,07 İmar planı
Talep edilen işlem 3194 imar kanununa göre incelenmiş olup mer’i imar planı İstanbul İmar Yönetmeliği, İmar mevzuatına uygunluğu tespit edilmiştir. Denilmekte ?
Söz konusu Bostancı Mahallesi, 167 pafta 651 ada,13 parselin A ile gösterilen kısmının bila bedel yola terk edilmesi, aynı ada 20 parselin B ile gösterilen kısmının bila bedel yola terk edilmelerinden sonra kalan 13 ve 20 parseller tevhid edilecek C parseli olması işlemlerinin gerçekleşmesi için imar kanunun 15.16. maddesine göre gerekli incelemenin yapılarak karar alınması ile ilgili imar ve şehircilik müdürlüğünün 20/02/2013 tarih 1835727 sayılı teklifi ve ekli dosya tetkik edildi.
İmar Kanununun 3194 sayılı imar kanununa göre 15.16 maddesine göre incelenmesine rağmen NEDEN ÖNCELİKLE Bila Bedel yola terk işlemi gerçekleştiriliyor. Sonrasında MÜLKİYET HAK KAYBINA UĞRANIYOR.

İMAR ve ŞEHİRCİLİK MÜDÜRLÜĞÜNÜN 20/02/2013 tarih 1835727 sayılı teklifi ve ekli dosya tetkik ediliyor da KARAR OLARAK -Bostancı mah 167 pafta,651 ada,13 parselin 93 m2 İKEN A ile gösterilen kısmının 3194 sayılı yasanın 15.16.maddeleri uyarınca 89,08 m2’lik kısmı bila bedel yola terk edilmesiyle 3,92 m2 düşürülerek % 95,78 MÜLKİYET HAKKI KAYBI uğramış bulunmaktayım.aynı adadaki 20 parselin B ile gösterilen kısmının 79,35 m2 % 21’lik kısmı bila bedel yola terk edilmesinden sonra kalan 297,65 m2’si 13 ve 20 parsellerin tevhit edilerek C parseli olmasının kabulüyle 301,57 m2 gereği için evrakın Belediye Encümeninin 26/02/2013 tarihli toplantısında oy birliğiyle karar verilmiştir.
İmar planlarıyla oluşturulan 1/1000 ölçekli uygulama İmar planlarında, mevcut köşe kırığıyla birlikte uygulama imar planında ön görülen yola terkler, kamulaştırma yapılmaksızın ve bir bedel ödenmeksizin mülkiyet sahiplerinin Belediye organları tarafından kamu gücü kullanılarak tek yanlı biçimde ORANTISIZ % 95,78 payımın yola terk ettirilmesi işlemi ile anılan yasa uyarınca yapılan uygulamadan kaynaklanan zararın tazminine ilişkin çözümün bulunması gerekir iken bedelsiz terke zorlanması ve bu uygulamanın binlerce mülkiyet sahibinin muhatap olması hukuken kabul edilemez”

5. Tevhit Halinde Hisse Miktarlarının Belirlenmesi
Tevhit edilen parsellerin malikleri birleşerek oluşan parselde hissedar olur. Hisselerin tevhit edilen parsellerin yüzölçümü ile orantılı verilmesi gerekir. Birleşen parsellerde hisseli mülkiyet varsa, hisselerine kaç metrekare tekabül ettiği belirlenerek yeni oluşan parselde aynı metrekare isabet edecek şekilde hisse verilir.
Bir hissedara hiçbir şekilde eski parseldeki metrekareden daha çok metrekare isabet edecek şekilde hisse verilemez. Yola yeşil alana terk edilen yer varsa bu kısım düşüldükten sonra hisselendirme yapılır.


Yukarıdaki bahse konu Hususlardan dolayı Bostancı mah 167 pafta,651 ada,13 parselin 93 m2 taşınmazın İmar durumu belgesine göre ...Belediye Başkanlığı 1/1000 ölçekli 18/12/2012 TARİHLİ VE 1789681 Sayılı MÜDÜRLÜK ONAYINA GÖRE DÜZENLENEN İmar Durum Belgesinde MÜDÜRLÜK ONAYI 13 VE 20 PARSELİN TEVHİDİ HALİNDE Geçerli olması açık ve net olarak belirtilmesine rağmen İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 20/02/2013 tarih 1835727 sayılı teklifi % 95,78 bila bedel ORAN ve ORANTISIZ Yola Terk yapılmıştır.
AYNI Adadaki tevhit edilmesi istenen 377 m2’den bila bedel 79,35 m2’lik % 21’lik kısmı yola terk edilmesinden sonra kalan 297,65 m2’kalmıştır.Buradan da anlaşılacağı üzere bila bedel ORAN ve ORANTISIZ Yola Terk yapılmıştır.

...Belediye Başkanlığı 1/1000 ölçekli 18/12/2012 TARİHLİ VE 1789681 SAYILI MÜDÜRLÜK ONAYINA GÖRE DÜZENLENEN İmar Durum Belgesinde MÜDÜRLÜK ONAYI 13 VE 20 PARSELİN TEVHİDİ HALİNDE GEÇERLİ İmar uygulaması neticesinde kamu gücü kullanılarak tek yanlı biçimde % 95,78 payının fazladan yola terk ettirilmesi işlemi ile anılan yasa uyarınca yapılan uygulamadan kaynaklanan zararın tazminine ilişkin dava tarihindeki değeri olan ……………yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili istemiyle dava açılmasını istemiyle dava açmak yerinde midir.?
Veya İdarenin yanlış uygulaması sonucu zararım tazmin edilir mi ?




İSTANBUL BÖLGE İDARE MAHKEMESİ
DÖRDÜNCÜ İDARE DAVA DAİRESİ
ESAS NO : 2017/600
KARAR NO : 2017/433

İSTEMİN ÖZETİ :
Dava, ...ilçesi ...mahallesi 14 pafta 258 parselde hisse sahibi olan davacının geçmişte yapılan imar uygulamaları ile uğramış olduğu zarara karşılık 691.468-TL 'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılan davada; davanın süre yönünden reddine ilişkin İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/12/2016 tarih ve E:2015/1246, K:2016/2500 sayılı kararın istinaf yoluyla bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Dördüncü İdare Dava Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek gereği görüşüldü:

Dava, ...ilçesi ...mahallesi 14 pafta 258 parselde hisse sahibi olan davacının geçmişte yapılan imar uygulamaları ile uğramış olduğu zarara karşılık 691.468-TL 'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, davacının davaya konu ettiği tazminat alacağının kaynağını, hissedar oldukları İstanbul İli, ...İlçesi, 258 ve 266 sayılı parsellerin ...(şu an ...Belediyesi) Belediyesinin 2981/3290 sayılı Yasaya göre yapılan ve taşınmazdan DOP düşüldükten sonra kalan payları için kısmen başka parsellerden hisse verilmesi, bir kısım yerlerinin bedele dönüştürülmesi, bir kısım yerlerin bedelsiz yola terki şeklinde yapılan 1986 tarihli imar uygulaması işleminin oluşturduğu, bu tarihten sonra 29.01.1992 tarihinde davacı vekili H... tarafından dönemin belediyesi ...Belediyesi İmar ve İstimlak Müdürlüğüne "imar uygulaması ile kendilerine parsel tahsis edilmediği gerekçesiyle yer tahsis talebi" başvurusunun yapıldığı , bu başvuruya 06.02.1992 tarihli cevapta belediye hudutları dahilinde arsa tahsisinin söz konusu olmadığı, bedel alınması gerektiği denildiği ,buna göre davacının 06.02.1992 tarihi itibariyle bedelsiz yola terk işleminden haberdar olduğu ,bu tarihten itibaren 2577 sayılı yasanın 13.maddesi uyarınca idari dava açmadan önce bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemelerinin gerekli olduğu; bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava açma süresinde dava açmaları gerekirken bu süreler geçtikten sonra açılan davanın süreaşımı nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığından bahisle davanın süre yönünden reddine karar verilmesi üzerine davacı tarafından istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesinde; "İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır." hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 13. maddesinin 1. fıkrasında ise, "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka süretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir." hükmü yer almaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununda, idari işlemler ve bu işlemlerin uygulanması ile idari eylemler sonucu meydana gelen hak ihlallerinin giderilmesi istemiyle açılacak tam yargı davaları için ayrı usul hükümleri öngörülmüştür. Kanunun 13. maddesi uyarınca, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye belli süreler içinde başvurulması ve başvurunun kısmen, tamamen veya zımnen reddi halinde tam yargı davası açılması gerekirken; 12. maddedeki düzenlemeye göre, idari işlemlerin yol açtığı hak kayıplarının giderilmesi istemiyle açılacak davalarda idareye başvuru zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle zarara yol açtığı ileri sürülen tasarrufların idari işlem mi ya da eylem mi olduğunun belirlenmesi gerekmektedir.

İdari işlemler, idari makam ve mercilerin idari faaliyet alanında idare hukuku çerçevesinde, tek taraflı irade açıklamasıyla hukuk aleminde sonuç doğuran kesin ve yürütülmesi zorunlu nitelikte tasarruflarıdır. Temelinde bir idari karar veya işlem olmayan, fizik alanında görülen iş, hareket, ameliye ve çalışmalar ile idarenin hareketsiz kalması ise, idari eylem olarak adlandırılmaktadır. İdari işlemler hukuk aleminde değişiklik, yenilik doğuran irade açıklamalarını yansıttığı halde hukuk alanında yenilik ve değişiklik yapmayan idari eylemler, sadece ilgililerin hak ve yetkilerini kullanmaları koşuluyla hukuki etki ve sonuçlar doğurabilir.

Dosyanın incelenmesinden; davacıların hissedar oldukları İstanbul İli, ...İlçesi, 258 ve 266 sayılı parsellerin ...(şu an ...Belediyesi) Belediyesinin 2981/3290 sayılı Yasaya göre yapılan ve taşınmazdan DOP düşüldükten sonra kalan payları için kısmen başka parsellerden hisse verilmesi, bir kısım yerlerinin bedele dönüştürülmesi, bir kısım yerlerin bedelsiz yola terki şeklinde yapılan 1986 tarihli imar uygulaması işlemi nedeniyle uğradıları zararın tazminine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.

Buna göre; bakılan davanın 2577 sayılı Kanunun 13. maddesi uyarınca idari eylem sonucu açılan bir tam yargı davası niteliğinde bulunmadığı; 2577 sayılı Kanunun 12. maddesi uyarınca, imar uygulama işlemi üzerine açılan bir tam yargı davası niteliğinde olduğu sonucuna varılmaktadır.

Bu durumda, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 12. maddesine göre, uğranılan zararın dayanağı olan imar uygulama işleminin 1986 yılında yapıldığı ve bu uygulamanın en son davacı vekili Haydar Bakır tarafından dönemin belediyesi ...Belediyesi İmar ve İstimlak Müdürlüğüne "imar uygulaması ve kendilerine parsel tahsis edilmediği gerekçesiyle yer tahsis talebi" başvurusunun yapıldığı 29.01.1992 tarihinde öğrenildiği ve bu tarihte zararın oluştuğu açık olup bu durumda davacının ancak, ya bu işlemi öğrenmesinden itibaren 60 gün içinde doğrudan dava açabileceği veya imar uygulama işlemine dava açmak süretiyle işlemin iptalini sağlayarak buna dair kararın kesinleşmesi üzerine dava açma süresinde tazminat davası açabileceği açıkken bu süreler geçirildikken sonra 10.04.2015 tarihinde (dilekçe ret kararından önce açılan ilk dava) açılan davanın süre yönünden reddi gerekmekte ise de, sonucu itibariyle yerinde olan mahkeme kararının onanması gerekmektedir.


Açıklanan nedenlerle, istinaf başvurusunun reddine İstanbul 3. İdare Mahkemesi'nce verilen 23/12/2016 tarih ve E:2015/1246, K:2016/2500 sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, istinaf yargılama giderlerinin başvuran üzerinde bırakılmasına, istinaf safhasında fazladan yatırılan 31,40 TL karar harcının istemi halinde, yargılama giderlerinin kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, bu karara karşı tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz yolu açık olmak üzere, 23/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


İlkemiz, hukukun adaletli dağıtılabilmesi için yargı kararlarının paylaşımına daha çok önem vermektir.
kararara.com sitesi, paylaşılan kararların yargısal faaliyetlerde kullanılmasında herhangi bir hak ve sorumluluk kabul etmemektedir.



  • POPULER KONULAR

Dön İdare ve Vergi Hukuku